Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/20619 E. 2012/20518 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/20619
- Karar No
- 2012/20518
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, ücret tespiti ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili; davacının Milli Eğitim Bakanlığına, 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun gereği geçiş yapmadan önce davalı bünyesinde çalışmakta iken Toplu İş Sözleşmesinden yararlandığını ve ancak TİS uygulanmayarak ücretinin eksik belirlenerek ödeme yapıldığını beyanla davacının ücretinin tespiti ile fark ücret tutarlarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili; davacının hak ettiği tüm ödemelerin yapıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece fark ücret talebine dair davanın açılmamış sayılmasına ücret tespitine dair davanın ise kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Davacı taraf bakiye işçilik ücretinin hüküm altına alınması yanında ücret tutarının tespitini de talep etmiştir. Söz konusu bu talepler aynı dava dilekçesinde birleştirilmiştir. Bu haliyle ücret tespitine bağlı olarak fark ücret talep edilmekle açılan davanın ... davası olarak kabul edilmesi gerekir. Zira ... hükmü aynı zamanda tespit hükmünü de içeren bir mahiyet taşıyacaktır. Mahkemece ... ve tespit olmak üzere iki dava açılmış gibi değerlendirme yapılarak iki ayrı hüküm kurulmuş olması isabetsizdir. 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 123. maddesi ile davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir düzenlemesi getirilmiştir. Davacı vekili karar oturumunda fark ücret alacağına dair talebi atiye bıraktığını beyan etmişse de davalı vekili söz konusu atiye bırakma işlemine muvafakatlarının olmadığını belirtmiştir. Bu beyan ve kanuni düzenleme karşısında mahkemece talebin esası hakkında karar verilmesi gerekirken fark ücret talebine dair davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hatalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 01.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.