Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/19346 E. 2012/23358 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/19346
Karar No
2012/23358
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret, boşta geçen süre, işe başlatmama tazminatı, yol, fazla çalışma ile milli bayram genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı, kesinleşen işe iade kararı sonucunda süresinde işverene başvurduğu halde işe başlatılmadığın ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık izin, 4 aylık boşta geçen süre ücreti, işe başlatmama tazminatı, ücret, fazla çalışma, genel tatil, yol parası alacaklarını istemiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını ve tamamının kendisine eksiksiz olarak ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının davacıyı işe başlatmadığı ve bir kısım taleplerin ispatlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. Gerekçe: 1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2.İşçi ücretlerinin ödenmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 37. maddesine göre, işçiye ücretinin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur. Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir. Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir. Davalı taraf ücretin banka aracılığı ile ödendiği ve davacının ücret alacağı olmadığını savunduğuna göre, ücret ödemesine ilişkin banka kayıtları getirtilmeden ücret alacağının hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3.Dosyada bazı aylara ait bir kısmı imzalı bir kısmı imzasız olan ücret bordrolarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı işverenden varsa tüm dönemlere ait ücret bordroları celp edilmeli ve fazla çalışma ve genel tatil ücreti tahakkuku bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verişmelidir. Bu yön gözetilmeden hüküm kurulması hatalı olmuştur. 4.Kıdem tazminatına sözleşmesin feshedildiği tarihten itibaren faiz yürütülmelidir. Davacının işe başlatılmadığı tarih fesih tarihi olarak kabul edildiğinden, kıdem tazminatına bu tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerekirken infazda tereddüte yol açılacak şekilde faiz tarihinin açık olarak yazılmaması da hatalıdır. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18.10. 2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/19346, K. 2012/23358, T. 18.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-19346-e-2012-23358-k-d1185950348f