Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/18947 E. 2012/26538 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/18947
- Karar No
- 2012/26538
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Taraflar arasındaki, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra, inkar tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.11..2012 Salı günü tayin edilerek taraflara ... kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına ... ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; davacının 21/03/2003-03/04/2007 tarihleri arasında satış temsilcisi olarak 910,00 TL net ücretle çalıştığını, ücrete ek olarak ayda ortalama 50,00-60,00 TL prim, 270,00 TL yemek ve 120,00 TL yol sosyal yardımlarının olduğunu, kesinleşen işe iade kararını tebliğ aldıktan sonra süresi içinde işverene işe iadesi için başvurduğunu, ancak davalı işverenin işe başlatmadığını iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti ile diğer haklar ve işlemiş faiz alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının 21/03/2005-04/04/2007 tarihleri arasında mağaza satış personeli olarak asgari ücretle çalıştığını, davacının ileri sürdüğü yol ve yemek bedellerinin fahiş olduğunu, dava dilekçesindeki faiz başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iddia ettiği ücreti ve eklerini aldığı, süresi içinde işe iade için başvurmasına rağmen davalı işverence işe başlatılmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz:Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık davacının ücretinin ve ücret eklerinin miktarları noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesinin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır. İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. Kural olarak ücretin miktarı ve ekleri gibi konularda ispat yükü işçidedir. Ancak bu noktada, 4857 sayılı Kanun'un 8. ve 37. maddelerinin, bu konuda işveren açısından bazı yükümlülükler getirdiği de göz ardı edilmemelidir. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir. Dosya içeriğine göre, davacının davalıya ait işyerinde satış temsilcisi olarak çalıştığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı aylık 910,00 TL net ücret aldığını, 270,00 TL yemek ve 120,00 TL yol sosyal yardımlarından yararlandığını iddia ederken davalı ise davacının asgari ücretle çalıştığını, aylık 150,00 TL yemek ve 45,00 TL yol yardımından yararlandığını savunmaktadır. Davacının iddiasını davalı ile aralarında dava bulunan tanık ... doğrularken davalı tanıklarının davalının savunmasını doğruladığı, davacının iş başvurusunda çalışmak istediği ücret tutarını asgari ücret olarak belirttiği, yine iş sözleşmesinde ücretin asgari ücret olarak belirlendiği, davacı imzalı ücret hesap pusulalarında da ücretin asgari ücret olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Davacıyla beraber çalışan ve davacının üstü olan Hadi ... Kaleli isimli işçinin davacısı olduğu davada mahkemeye aldığı ücretin 1.300,00 TL olduğunu ispatlamak için özel belgede sahtecilik suçunu işlediğine dair ceza mahkemesi kararı bulunduğu, bu dosyada davacının da tanıklık yaptığı ve Hadi ... Kaleli’nin 1.300,00 TL aldığını ifade etmiş olduğu, ceza mahkemesi kararı sonrası alınan ek bilirkişi raporunda ise Hadi ... Kaleli’nin asgari ücret aldığının belirlendiği, mahkemenin kararının kısmen kabul kararının ise Dairemizin 2011/14949 esas, 2012/16874 karar sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği görülmektedir. Mahkemece...Sendikasından davacının alabileceği ücret sorulmuştur.... Sendikası tarafından gönderilen cevapta ise davacının görevi satış temsilcisi olmasına rağmen hatalı tespit yapılarak “satış mağazalarında, deri satış mağazasında mağaza müdürlüğü yapan yöneticilerin almakta olduğu net aylık ücretin 2.000,00 TL ile 2.500,00 TL arasında olduğu” ifade edilmiştir. Diğer taraftan davacı tanığı ...’ın davalı işverene karşı açtığı davada; davacı tarafından itiraz edilmeyen dosyadaki dava dilekçesine göre, 180,00 TL yemek ve 65,00 TL yol yardımından yararlandığını ifade ettiği müşahede edilmektedir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece öncelikle ücret ve ücret eklerinin miktarı konusundaki çelişkiler giderilip belirsizlikler ortadan kaldırılmalıdır. Bu amaçla davalının ücret ve eklerine yönelik itirazları karşılanmalı, gerekirse davacının kıdemi ve yaptığı görev doğru bir şekilde yazılarak ilgili meslek kuruluşları ile işçi ve işveren sendikalarından davacının alabileceği ücret sorulmalıdır. Bundan sonra tüm deliller yeniden değerlendirmeye tabi tutularak davacı ile aynı yerden çalışan .....ile davacı tanığı ...’ın davalıya karşı açtıkları alacak davası dosyaları da incelenip davacının ücreti ile ücret ekleri belirlenmelidir. Bu şekilde mahkemece tespit edilecek ücret ve eklerine göre de davacının talepleri hakkında hüküm kurulmalıdır. Belirtilen esaslara uyulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile hüküm oluşturulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3-Öte yandan davalı tarafından davacının alacaklarına karşılık bir kısım ödemelerde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Esasen bu husus davacı tarafın da kabulündedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu ödemeler dikkate alınmadan alacaklar hesaplanmıştır. Kararın bu yönüyle de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 900,00 TL avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.