Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/18916 E. 2012/23749 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/18916
Karar No
2012/23749
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin davalı şirket tarafından şirketin zarar etmesi nedeniyle feshedildiğini, feshin haksız olduğunu belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir. Davalı vekili, davalı şirketin zarara uğradığını ve bu kapsamda tasarruf tedbirleri uygulama kararı alarak personel maliyetlerini azaltma yoluna gidilerek toplu çıkarmalar yapıldığını, davacıya tüm yasal haklarının ödendiğini savunarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalı işverenliğin ekonomik kriz sonucu işletme, işyeri ve işin gerekleri nedeniyle istihdam fazlalığı meydana geldiği hususunda işletmesel karar aldığını, bu kararı tutarlı şekilde uyguladığını, davacının iş sözleşmesinin feshinde objektif kriterlerin belirlendiği ve buna uyulduğu, fesihten önce tüm tedbirlerin alındığı, feshin kaçınılmaz olduğu ve feshin son çare olması ilkesinin gözetildiği hususunun usulünce ispat edemediği gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir. İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Dosya içeriğine göre, davacının 20.03.2006 - 31.07.2008 tarihleri arasında proje yöneticisi olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı şirket tarafından 25.06.2008 tarihli yönetim kurulunda şirketin 2007 mali bilançonu zarar göstermesi 2008 yılı ilk yarı göstergelerinin 2008 yılının da zararla kapatılacağını gösterdiğinden bahisle personel maliyetinin azaltılması için toplu işçi çıkartılmasına gidilmesine karar verildiği, alınan bu karar çerçevesinde 31.07.2008 günü davacı işçinin de aralarında bulunduğu 20 işçinin iş sözleşmeleri feshedilmiştir. Her ne kadar mahkemece davanın kabulü ile davacının işe iadesi yönünde hüküm kurulmuşsa da, davalı tarafça alınan işletmesel kararın tutarlı olarak uygulanıp uygulanmadığı, feshin son çare olması ilkesine uyulup uyulmadığı konusunda yeterli araştırmanın yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davacının iş sözleşmesi davalı şirketin 2007 yılını zararla kapatması ve 2008 yılının ilk altı ayındaki göstergelerden 2008 yılının da zararla kapatılacağının öngörülmesi üzerine alınan tasarruf tedbirleri kapsamında feshedilmiştir. Mahkemece hukukçu bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporundaki değerlendirmeler karara esas alınarak feshin geçersizliğine hükmedilmiştir. Karara esas alınan bilirkişi raporuna davalı tarafından şirket kayıtlarının incelenmesi ve davalı şirketin faaliyet gösterdiği sektörün özelliklerinin değerlendirilmediği yönünde itiraz edilmiş mahkemece aynı bilirkişiden alınan rapora da davalı tarafından itiraz edilmiştir. Mahkemece fesih nedeninin ekonomik nedenler olduğu gözetilmeksizin sadece hukukçu bilirkişinin düzenlediği rapora itibarla sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Yapılacak iş; tutarlılık ve ölçülülük denetimi kapsamında, işverenin bu kararı tutarlı şekilde uygulayıp uygulamadığı, feshin kaçınılmaz olup olmadığı, davacının çalıştığı işyerinin neresi olduğu, kapatılıp kapatılmadığı, davacının aynı veya başka bir birimde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, davalı işvereni işten çıkarılacak işçilerin belirlenmesinde kendisini bağlayan kurala uyup uymadığı yönünden somut olarak araştırma yapılmalıdır. Bunun için de işletmesel karara ilişkin belgelerin yanında, işletmede veya işyerinde çalışan tüm işçilerin görev tanımları, işletme, işyeri organizasyon şeması, işten çıkarılacak işçilerin, işyeri şahsi sicil dosyası, görev tanımları ve çalıştıkları bölümleri gösteren kayıtlar ile fesihten önce ve sonrasını kapsayacak şekilde işçi alımı ve çıkarılmasını gösteren işyeri Sosyal Güvenlik Kurumu bildirgeleri, davalı işyerine ait tasarruf tedbiri alınmasına neden olan fesih öncesi ve sonrasına ilişkin mali durumunu gösteren mali bilânçolar getirilmeli, işyerinde keşif yapılarak, özellikle işletmenin faaliyet alanını ve iş organizasyonunu bilen uzman bilirkişiler aracılığı yeniden ile inceleme yapılmalı ve feshin yukarda belirtilen ilkelere göre geçerli nedene dayanıp dayanmadığı net olarak belirlenmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.10 .2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/18916, K. 2012/23749, T. 30.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-18916-e-2012-23749-k-a49d514c29fe