Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/17308 E. 2012/22988 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/17308
Karar No
2012/22988
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacının davalı ...'ta araştırmacı olarak 10.09.2004 tarihinde işe başlayıp bu çalışması iş sözleşmesinin sona erdirildiği 31.05.2008 tarihine kadar devam ettiğini, performansının düşük olması ve yeterli verim alınamaması sebebiyle yenilenmeyeceğinden bahsedildiğini, fesih sebebi olarak gösterilen sebeplerin haklı olmadığını belirterek feshin geçersizliğine karar verilmesi, buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı vekili, davacıyla 10.09.2004-31.08.2005 tarihleri arasında geçerli olmak üzere iş sözleşmesi imzalandığını, iş sözleşmesinin sona ermesiyle farklı projelerde çalıştırılmak üzere belirli süreli iş sözleşmeleri imzalandığını, davacının çalışma süresi boyunca performansının düşük olduğunu, davanın süresi içinde açılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, fesih yazısı davacıya 04.04.2008 tarihinde tebliğ edilmiş olup dava 05.05.2008 tarihinde açıldığı, dava açma süresi 04.05.2008 tarihinde dolduğundan davanın süresinde açılmadığı, davacının işyerinde belirli süreli sözleşmelerle çalıştığından işe iade davası açamayacağı, yapılan bilirkişi incelemesi ile davacının performans düşüklüğünün kanıtladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. Yetersizlikten kaynaklanan nedenler; işçinin ortalama benzer işi görenlere göre daha az verimli çalışması, gösterdiği niteliklerden beklenenden daha düşük performansa sahip olması, işe yoğunlaşmasının giderek azalması, işe yatkın olmaması, öğrenme ve kendisini geliştirme konusunda yetersiz kalması, sık sık hastalanması, çalışamaz duruma getirmemekle birlikte işini gerektiği şekilde yapmasını devamlı olarak etkileyen hastalığa yakalanması ve uyum yeterliliğinin azalması gibi işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen sebeplerdir. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Dosya içeriğine fesih bildirimi davacı çalışana 04.04.2008 tebliğ edilmiş olup bir aylık dava açma süresinin dolduğu 04.05.2008 tarihinin pazar gününe rastlaması nedeniyle 05.05.2008 günü açılan davanın bir aylık hakdüşürücü süre içinde açıldığı, davacının 10.09.2004 tarihinden iş sözleşmesinin feshedildiği 04.04.2008 tarihine kadar davalı kurumda birbirini izleyen yedi adet belirli süreli sözleşmelerle dört ayrı projede çalıştığı, davacının aynı proje için birden fazla belirli sözleşme yapıldığı, bu şekilde davacının iş sözleşmelerinin çalışılan projeye göre belirlenmediği anlaşılmakla davacının iş sözleşmesinin belirli süreli iş sözleşmesinin unsurlarını taşımadığından belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığının kabulü gerekir. Kaldı ki mahkemece davacının alınan bilirkişi raporu ile performansı düşük olduğu kabul edilerek feshin geçerli nedene dayandığından davanın reddine karar verilmişse de fesih nedenine göre yapılan incelemenin uyuşmazlığı aydınlatmaya yeterli olmadığı açıktır. Mahkemece yapılacak iş davacının yaptığı işin ve işyerinin özellikleri dikkate alındığında gerçekten işverence iddia edildiği gibi performans düşüklüğü olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanması bakımından işin özellikleri dikkate alınarak konusunda uzman bir bilirkişinin görüşüne başvurulması gerekmektedir. Mahkemece bu yön gözetilmeden eksik incelemeyle yetersiz bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/17308, K. 2012/22988, T. 16.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-17308-e-2012-22988-k-c1ad81333c04