Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2011/7964 E. 2012/11884 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/7964
Karar No
2012/11884
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili; iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davacının iş sözleşmesinin, genel ekonomik krize bağlı olumsuz koşullar ve iş hacminin daralmasından dolayı, işyerinden, işletmeden ve işin gereklerinden kaynaklanan geçerli sebeple feshedildiğini, fesihten sonra müvekkilinin ibra edildiğini, fesih sebebinin davacının kişiliği ile ilgisi olmayan, buna karşılık yapılan işi veya sözleşmeyi ortadan kaldırıcı veya değiştirici nitelikte olan, işletmeye, işyerine ve işe ilişkin ekonomik güçlükler ile teknolojik gelişmeler sonucunda ortaya çıkan sebepler olduğunu, akdin feshinde seçim öncesi işçi alımlarının etkisinin büyük olduğunu, seçim öncesi dönemde, vasıflı-vasıfsız olduğuna bakılmaksızın işçi alımı yapıldığını, buna rağmen işçi çıkartmak istemediklerini, maaşlarda indirime gittiğini daha sonra şirkette sermaye artırımına gidildiğini ve nihayet feshe başvurmadan önce tüm koşulların zorlandığını ve feshe son çare olarak başvurulduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davalı şirkette olumsuz ekonomik koşulların etkili olması sonucunda istihdam fazlası konuma gelen personel olduğu ve feshe başvurmak zorunluluğunun söz konusu olduğu, ancak davalı şirketin bu olumsuzluklar karşısında işletme kararı almadığı, işletme bütününde, birimler itibariyle, hangi birimde kaç personelin kalıcı şekilde istihdam fazlası konuma geldiği yönünde bir çalışma yapmadığı, olumsuz ekonomik nedenlerle veya daha önce fazla personel alınmış olmasına dayalı olarak, mevcut ekonomik tablo karşısında yeniden yapılanma çalışmalarını denetlenebilir şekilde yapmadığı ve feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir. İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Dosya içeriğine göre, işverence şirketin işletiminde olan büfenin, buz pistinin ve anaokulunun kapatılmasına karar verilmiştir. Davalı işyerinde 2010 yılı başlarında 138 işçi çalışmakta iken 2011 yılı Mart ayı itibarı ile 31 işçinin çalışmaya devam ettiği anlaşılmaktadır. Bölüm kapatılması kurucu, sipariş azalması ise bağlı işveren kararıdır. Sipariş azalması yaşandığı davalı işveren tarafından kanıtlanmıştır. Bu kararlar sonrası istihdam fazlası meydana geleceği tartışmasızdır. Davalı işvereni, çıkarılacak işçilerin belirlenmesinde, kısaca seçimde bağlayan bir kural ve bağlayıcı bir karar bulunmamaktadır. İşyerinde olumsuz ekonomik koşulların etkili olması sonucunda istihdam fazlası konumuna gelen personel olduğu ve dolayısı ile feshe başvurmak zorunluluğunun söz konusu olduğu, bilirkişi raporu ile de saptanmıştır. Somut uyuşmazlıkta, bölüm kapatılma ve sipariş azalması nedeni ile her bölümde işçi çıkarılması kararları sonrası, istihdam fazlalığı meydana geldiği, alınan karaların tutarlı şekilde uygulandığı, istihdam olanağı kalmayan davacı gibi işçilerin iş sözleşmesinin feshedildiği, feshin kaçınılmaz hale geldiği, çıkarılan işçilerin belirlenmesinde işvereni bağlayan bir kural ve karar bulunmadığı, davacının iş sözleşmesinin feshinin işletme ve işyeri gereklerinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır. 4857 sayılı Kanun'un 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarda açıklanan gerekçe ile; 1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Davanın REDDİNE, 3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 56,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 31.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/7964, K. 2012/11884, T. 31.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2011-7964-e-2012-11884-k-a5bfae885d25