Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2011/18577 E. 2012/14497 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/18577
- Karar No
- 2012/14497
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, 23/07/2007 tarihinden 25/06/2010 tarihine kadar davalı şirkette ilaç mümessili sıfatıyla çalışan davacının performansını sürekli yukarıda tutma gayret ve çabası içinde olduğunu, iş arkadaşlarına ve davalı şirket yetkililerine karşı kusurlu bir hareketi olmadığını, davalı tarafından davacının iş sözleşmesinin haklı ya da geçerli nedenlere dayanılmadan gerekçesiz feshedildiğini ... sürerek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının kendi isteği ile istifa ettiğinin 25.06.2010 tarihli dilekçe ile ... olduğunu, ibraname ile davalı şirketi ibra ettiğini, davacının işten kendisi ayrıldığından işe iadesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacının davalıya ait işyerinde 6 aydan fazla kıdemli olarak çalışmakta iken işveren yetkilisi ve amiri tarafından son dönemde davacıya karşı tavır alındığı, onunla çalışmak istenmediğini gösterir hareketler sergilendiği, davacının iradesinin çalışmasına devam etmek olmasına rağmen iradesini etkileyecek teklif ve baskılar yapılması sonrası davacının, gerçek iradesini yansıtmayan istifa dilekçesi imzalamak zorunda kaldığı, davalı işverenin istifa eden işçiye kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ile işsizlik tazminatı adı altında ödeme yapmış olmasına göre aslında iş sözleşmesinin istifa ile sonlandırılmadığı işveren tarafından sonlandırıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinde düzenlenmiştir. İşçinin önelli fesih bildiriminin normatif düzenlemesi ise aynı yasanın 17. maddesinde ele alınmıştır. Bunun dışında İş Kanununda işçinin istifası özel olarak düzenlenmiş değildir. İşçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidi . İstifa iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla birlikte iş ilişkisi sona erer. İşçinin haklı nedenle derhal fesih nedenleri mevcut olduğu ve buna uygun biçimde bir fesih yoluna gideceği sırada, iradesi fesada uğratılarak işverence istifa dilekçesi alınması durumunda da istifaya geçerlilik tanınması doğru olmaz. Bu ihtimalde ise işçinin haklı olarak sözleşmesini feshettiği sonucuna varılmalıdır. İstifa belgesine dayanılmakla birlikte işçiye ihbar ve kıdem tazminatlarının ödenmiş olması, Türkiye İş Kurumuna yapılan bildirimde işveren feshinden söz edilmesi gibi çelişkili durumlarda, her bir somut olay yönünden bu çelişkinin istifanın geçerliliğine etkisinin değerlendirilmesi gerekir. Dosyadaki bilgi ve belgelerde davacının istifa dilekçesi verdiği ve ardından kendi isteği ile işten ayrıldığını belirtir ibranameyi imzaladığı görülmektedir. Davacı sözkonusu belgelerin baskı ile alındığını iddia etmiş ise de, bu iddiasını kanıtlamamıştır. Kendisi, dosya içeriğine göre eğitimli olup imzaladığı belgelerin mahiyetini ve oluşturacağı sonuçları bilebilecek durumdadır. Davacı, iradesinin sakatlandığını kanıtlayamadığına göre işveren savunmasına değer verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulü hatalı bulunmuştur. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Yasası'nın 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2- Davanın REDDİNE, 3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 97.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,kesin olarak 25/06/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.