Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2011/17914 E. 2012/11133 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/17914
- Karar No
- 2012/11133
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait işyerinde iki yıla yakın süreyle liman güvenlik vardiya amirliği görevi yaptığını, liman güvenlik şefinin değişmesi üzerine yeni gelen yetkili şefin işçilere olumsuz ve keyfi davranışları nedeniyle işyerinde huzursuzluk başgösterdiğini, işverenin davacıya ve bazı iş arkadaşlarına aşırı ve kötü niyetli baskı uyguladığını, yapmadığı davranışlardan dolayı haksız ve kötü niyetli olarak savunmasını istediğini, müvekkilinin çalıştığı süre içinde hiçbir olumsuz davranışının olmadığını, vardiya şefinin değişmesi üzerine son üç ay içinde tutulan tutanaklar ve yapıldığı idddia edilen ikazlar nedeniyle hizmet sözleşmesine son verilmesinin kötü niyetli bir uygulama olduğunu belirterek müvekkilinin iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, müvekkiline ait işyerinde güvenlik görevlisi olarak çalışan davacının işyerindeki tüm çalışanların mal ve can güvenliğinden sorumlu olduğunu, davacının işi savsaklaması, disiplinsiz davranması ve diğer çalışanlara güven vermeyen davranışlarda bulunmasının işyerinde huzuru bozduğunu, can ve mal güvenliğini tehlikeye attığını, üretime doğrudan katılmayan güvenlik elemanlarının çalışma esaslarının diğer çalışanlar gibi değerlendirilemeyeceğini, en küçük disiplinsizlik ve görevi savsaklamanın iş güvenliğinde zaafiyet oluşmasına sebep olduğunu, davacının çalışmaya devam etmesi halinde işyerinde diğer çalışanları olumsuz yönde etkileyeceğini, iş sözleşmesinin bu nedenle haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının eşinin rahatsızlığını öğrenmesi üzerine kulübeye girerek kısa bir eşiyle telefon görüşmesi yaptığı, görüşme yaptığı kulübeden dahi görevli olduğu araç giriş-çıkışlarını kontrol edilebildiği, davacının işverenin tolerans sınırını zorlayacak hatalı bir davranışta bulunmasından söz edilemeyeceği, vardiya amirinin değişmesinden sonra davacıdan defalarca savunma istendiği, uzun yıllar hatasız çalışan bir işçinin birden bire sürekli hatalı ve ihtara konu olacak şekilde çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalı işverence feshin son çare olması gerektiği ilkesine uygun hareket edilmediği ve feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davalı işyerinde daha önce güvenlik vardiya amiri olarak görev yapan davacının Güvenlik Şefi tarafından talimatlara uygun davranmaması nedeniyle savunması alındıktan sonra yapılan bir sınavda kopya çekerken yakalanması üzerine Özel Güvenlik Görevlisi olarak görevlendirildiği anlaşılmaktadır. Bu görevlendirmeden kısa bir müddet sonra davacıdan verilen talimatlara uymadığı belirtilerek savunması alınmış olup, fesihten önce de eşinin rahatsızlığı hakkında bilgi almak isteyen davacının görev yerini terk ettiği dosya kapsamı ile sabittir. Daha önce aynı işyerinde güvenlik vardiya amiri olarak görev yapan davacının disiplinsiz davranışları nedeniyle güvenlik görevlisi olarak çalıştırılmaya devam etmesine karşın benzer davranışlarına devam etmesinin işyeri disiplinini bozar nitelikte ve olumsuzluklara yol açacak davranışlar olduğu açıktır. Mahkemece bu hususlar ve iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayandığı gözetilmeksizin, davanın reddine karar vermek gerekirken olaya uygun düşmeyen gerekçeyle kabulüne karar verilmesi hatalı bulunmuştur. 4857 sayılı Kanun'un 20/3. maddesi gereğince Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 1.420,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 24.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.