Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2011/16547 E. 2012/16844 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/16547
Karar No
2012/16844
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir. Davalı vekili davacının mesai saatleri içinde ve dışında özel ameliyete girdiğini sahte tıbbi malzeme kullanarak devleti dolandırdığı iddiası ile soruşturma yapıldığını iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece işyerinde çalışan işçiyi özel hastanede ameliyat ettiğine ilişkin hastane yazı cevabında işçinin ameliyatına giren doktorun davacı olmadığının belirtilmesi sebebi ile davacının mesai saatleri içinde ameliyat yaptığının ispatlanamadığı, soruşturmaya ilişkin davacının 17.12.2009 tarihinde gözaltına alındığı, 21.12.2009-22.12.2009 tarihleri arasında tutuklu kaldığının davalı tarafça bilinmesine karşın 30.12.2009 tarihinden itibaren altı ay süreli olarak iş sözleşmesinin uzatıldığı, davacı hakkında yürütülen soruşturmada fesih hakkının makul süre içinde kullanılmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Somut olayda, işyeri sağlık müdürü olarak çalışan davacının iş sözleşmesi "4857 sayılı Kanun'un 25/II maddesi gereği şirketten ayrılmıştır" şeklinde yazı ile haklı sebeple feshedilmiştir. Sağlık bakanlığı müfettiş görüşüne göre davacının 22 adet hastaya 23 adet X- stop cihazını tıbbi gerekliliği olmadan tanı ve hastalık bulguları ile uyumlu olmadığı halde tıbben kullanılmaması gereken alanlarda cihazı kullanarak hasta sağlığını tehlikeye attığı, kamuyu zarara uğrattığı, kaynak israfına sebep olduğu kişilerin zararını hedef tutan davranışlarda bulunduğu gerkçesi ile hakkında yapılan soruşturmada gözaltına alınarak tutuklu kaldığı dosya kapsamı ile sabittir. Davacının ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışları sebebi ile şirket itibarının ve davacıya duyulan güvenin zedelendiği gözönüne alındığında fesih geçerli sebebe dayanmaktadır. Davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 54,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 13.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/16547, K. 2012/16844, T. 13.07.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2011-16547-e-2012-16844-k-53f8329b4c79