Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2011/1117 E. 2011/13094 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/1117
Karar No
2011/13094
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, zorunlu S.S.K. çalışmalarının baskın olduğunun kabulüyle, çakışan dönemlerdeki ... sigortalılığının iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine. 2-Dava, davacının 506 sayılı Yasaya tabi sigortalılığı ile çakışan 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılık sürelerinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 03.04.1991 ve devamı şeklinde oda, 27.03.1991-13.01.1993, 01.09.2004-31.12.2004, 28.04.2005-30.09.2009 tarihleri arasında vergi kaydının bulunduğu davalı Kurumca 27.03.1991 tarihi itibariyle vergi kaydı esas alınarak 27.03.1991-31.05.1993, 22.06.1993-30.04.1994, 28.11.1994-28.02.2003, 01.09.2004-31.12.2004, 06.05.2005-30.09.2009 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı olarak kabul edildiği, 30.06.2010 tarihi itibariyle 26.365.18 TL prim ve gecikme zammı borcu bulunduğu, 01.10.1991-18.12.1991, 14.09.1992-19.09.1992, 05.10.1992- 25.11.1992, 01.06.1993-21.06.1993, 01.10.1994-27.11.1994 tarihleri arasında zorunlu, 01.03.2003-31.07.2003 tarihleri arasında isteğe bağlı, 23.05.2005-05.05.2005, 01.08.2005- 31.10.2005, 08.06.2006- 31.07.2006, 05.09.2006- 29.09.2006, 20.10.2006- 27.11.2006, 01.02.2007- 30.09.2007, 01.11.2007- 02.11.2007, 14.12.2007- 01.09.2008, 28.10.2008- 31.12.2008, 02.01.2009- 31.12.2009, 16.12.2010- 30.04.2010 tarihleri arasında zorunlu 506 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğu anlaşılmaktadır. Davacının oda ve vergi kayıtları gözetildiğinde davalı Kurumca tescilinin yapıldığı sürelerde 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılık şartlarını taşıdığı açıktır. Uyuşmazlık, her iki sigortalılığın çakışması halinde hangisine öncelik verileceği noktasında toplanmaktadır. Gerek 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu gerekse 1479 sayılı ... Kanunu birbirine paralel düzenlemeler ile bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olmasını yasaklayıp, sigortalının önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığına geçerlik tanıyarak çözüme ulaştırmaya çalışmışlardır. Yasa sistemimize göre bir kimsenin SSK.kapsamına girebilmesi için hizmet aktine tabi bir işte çalışması yanında başka bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında da bulunmaması gerekir. 506 sayılı Yasa’nın 3.maddesinin I/f bendinde “kanunla kurulu emekli sandıklarına aidat ödemekte olanların” K bendinde ise “ herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların” sigortalı sayılmayacağı belirtilmiştir. Aynı şekilde 1479 sayılı Yasa’nın 24.maddesinin I ve II. Fıkralarında da bir kimsenin ... kapsamına girebilmesi için kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlaması yanında, başka bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması koşuluda getirilmiştir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Yasanın 53/1. maddesinde uyuşmazlık tarihindeki düzenlemeye göre Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacağı bildirilmiştir. Bu madde her ne kadar 01.03.2011 tarihinde yürürlüğe geren 6111 sayılı Yasa ile değiştirilmiş 4/1-a bendi kapsamında sigortalılığa değer verilmiş ise de geçici maddeye göre bu değişiklik 01.03.2011 tarihinden sonraki çakışan sigortalılık sürelerine uygulanacağından somut olaya uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Somut olayda davacının 506 sayılı ve 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılık süreleri karşılaştırıldığında davacının 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı sayılan sürelerdeki sigorta başlangıç tarihleri önce 506 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğu çakışan 01.10.1991-18.12.1991, 14.09.1992-19.09.1992, 05.10.1992-25.11.1992, 01.08.2005- 31.10.2005, 08.06.2006- 31.07.2006, 05.09.2006- 29.09.2006, 20.10.2006- 27.11.2006, 01.02.2007- 30.09.2007, 01.11.2007- 02.11.2007, 14.12.2007- 01.09.2008, 28.10.2008- 31.12.2008, 02.01.2009-30.09.2009 tarihleri arasındaki sigortalılık sürelerinin iptali gerekmektedir. Ancak 30.04.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın geçici 17. maddesinde; "Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez.Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır." Anılan Tebliğ 14.01.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. Yapılacak iş, davalı Kurumdan davacının 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılık yönünden yaptığı prim ödemelerinin hangi tarihe kadar olan sigortalılık süresini karşıladığını sormak, o tarihten 30.04.2008 tarihine kadar olan dönemde 5 yıl veya daha fazla süreye ilişkin prim borcu var ise sigortalılığını o tarih itibariyle durdurup o tarihten sonraki iptali gereken 506 sayılı Yasaya tabi sigortalılığına geçerlilik tanımaktır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hatalı değerlendirme sonucu somut olayda uygulanma olanağı bulunmayan "baskın sigortalılık" ilkesi gerekçe gösterilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/1117, K. 2011/13094, T. 13.12.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-21-hukuk-dairesi-2011-1117-e-2011-13094-k-0bc36fc514d0