Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2010/5902 E. 2011/11176 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/5902
- Karar No
- 2011/11176
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 14.12.1998- 9.7.2008 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacının davalı işverenlere ait işyerlerinde çalıştığı sürelerde aldığı ücretin tepiti ile Kuruma bildirilen prime esas kazançlar arasındaki farkın tespiti ve gerçek ücreti üzerinden ödenmesi gereken prim tutarının işverenlere tamamlatılması istemine ilişkindir. Mahkemece, 506 sayılı Yasa'nın 77.maddesinin 2.fıkrası uyarınca "kasa tazminatları" sigorta primlerinin hesabına esas kazançların tespitinde nazara alınamayacağı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 01.04.1999-30.04.2002 tarihleri arasında 81043480 nolu davalı Özel...Sağlık Hizm. ve Tic. AŞ işyerinde,01.05.2002-14.07.2008 tarihleri arasında 81059631 nolu davalı Özel ... Sağlık Hizm. ve Yat .Dış Tic. AŞ işyerinde çalışmasının bulunduğu,davacı ile Özel...Sağlık Hizm. ve Tic. AŞ arasında düzenlenmiş 01.10.1999 tarihli hizmet sözleşmesinin ücret bölümünde davacının aylık mesai ücreti olarak 100,00TL brüt ücret ve aylık "iş riski tazminatı" olarak 137,50TL brüt ücret alacağının ,işinin ise Hemşire olarak belirtildiği,davacı ile Özel ... Sağlık Hizm. ve Yat .Dış Tic. AŞ arasındaki 01.01.2005 tarihli sözleşmede ise davacıya aylık 1.465,00TL brüt ücret ve 825,00TL "kasa tazminatı" ödeneceği, davacının işinin ise kıdemli sorumlu diyaliz hemşiresi olduğunun belirtildiği,ücret bordrolarında davacıya ek ödeme adı altında ödemeler yapıldığı anlaşılmaktadır. 506 sayılı Yasa'nın 77. madde 1. fıkrasında prim hesabında gözönünde tutulacak kazançlar belirtilmiş, 2. fıkrasında ise bunun istisnaları gösterilmiş,01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın 80.maddesinde de benzer düzenlemeye yer verilmiştir.506 sayılı Yasa'nın 77.maddesinin 2.fıkrası ve 5510 sayılı Yasa'nın 80.maddesinin 1/b bendi uyarınca, "kasa tazminatlarının" prime esas kazancın tespitinde nazara alınmayacağı, 506 sayılı Yasa'nın 77.maddesinin 2.fıkrasının son cümlesinde,bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemelerin prime tabi tutulacağı,5510 sayılı Yasa'nın 1/c bendinde ise, (b)bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemelerin prime esas kazanca tabi tutulacağı,diğer kanunlardaki prime tabi tutulmaması gerektiğine dair muafiyet ve istisnaların bu Kanunun uygulanmasında dikkate alınmayacağı belirtilmiştir. Somut olayda, davalı işverenler tarafından davacıya yapılan ödemeler içinde "kasa tazminatı" ve "iş riski tazminatı" adı altında ödeme bulunduğu anlaşıldığından yukarıda yapılan açıklamalara göre mahkemenin "kasa tazminatı" adı altında yapılan ödemelerin sigorta primine esas kazançlara dahil edilmemesi gerektiği gerekçesiyle buna ilişkin verdiği red kararı doğrudur. Ancak "iş riski tazminatı" adı altında yapılan ödemelerin ne türde ödemeler olduğu işverene açıklattırılmaksızın ve bu ödemelerin neden yapıldığı araştırılmaksızın 506 sayılı Yasa'nın 77/2. maddesi kapsamında değerlendirilmesi isabetsiz olmuştur. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek "iş riski tazminatı" adı altında yapılan ödemeler hakkında da yazılı şekilde sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 24.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.