Yargıtay · 20. Hukuk Dairesi
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2010/14872 E. 2010/16891 K. – Tescil
Konu: Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/14872
- Karar No
- 2010/16891
- Karar Tarihi
- Konu
- Tescil
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 29/03/2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar ... ve ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 28/12/2010 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davacı ... geldi, karşı taraftan Davalı HAZİNE vekili avukat ... geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar ... ve ..., ... mahallesi ... mevkiinde bulunan doğusu kısmen yol, kısmen 329 ada 1 nolu parsel, batısı hali arazi, güneyi yol ve ötesi 116 ada 22, 58, 59, 55 ve 54 ve kısmen 115 ada 1 nolu parseller, kuzeyi 104 ada 232-243-197 parseller ile kısmen 331 ada 8 nolu parsel, kısmen 330 ada 1 nolu parsel ile çevrili taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakıldığını, oysa ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/179-2005/46 sayılı kararı ile davacı ... adına, yine ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/178 -2005/34 sayılı kararı ile de davacı ... adına tesciline karar verildiğini ve 23/05/1989 tarih 21 numarada tapuda kayıtlı olduğunu ileri sürerek, adlarına tescili istemiyle ... Sulh Hukuk Mahkemesinin sayılı dosyasında dava açmışlardır .Davalı Hazine,davanın reddi ile çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan Hazine adına tescilini istemiş, ayrıca dava konusu yerin değeri itibarıyla görev itirazında bulunmuştur. Sulh Hukuk Mahkemesinin 23/06/2006 tarih ve 2006/119 -2006/144 sayılı kararı ile 21/06/2006 tarihli ... bilirkişi raporunda gösterilen 86.318,43 m2 yerin davacılar ... ile ... adlarına tapuya tesciline karar verilmiş kararın hazine ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 31.10.2006 tarih 2006/5156-6520 sayılı bozma kararı ile (dava konusu taşınmazın, ..., Merkez ilçe, ...mahallesi, ... mevkiinde, Belediye Başkanlığı yazısına göre kısmen imar planı ve kısmen de mücavir alan içerisinde kalan, ... bilirkişilerin 21.06.2006 tarihli raporlarına göre 86318,43 m2 yüzölçümündeki taşınmaz olduğu, taşınmazın değerinin dava tarihi itibariyle dava dilekçesinde gösterilen 4500.00.- YTL. olması hayatın olağan akışına ... düştüğünden, mahkemece, Belediye Başkanlığı, Emlak İstimlak Daire Başkanlığına ve Emlak Vergi Dairesi Başkanlığına yazılacak müzekkerelerle taşınmazın çevresinde bulunan ve emsal olacak nitelikteki diğer taşınmazların emlak değerleri tespit edilip, yeniden usulüne uygun bir biçimde keşif yapılarak, yerel bilirkişi, emlak alım satım işiyle uğraşan uzman bir bilirkişi ve taşınmazın arsa niteliğini kazanması ihtimali de nazara alınarak inşaat mühendisi bilirkişiden oluşacak üç kişilik bilirkişi heyetiyle değerinin tespit ettirilerek sonucuna göre görevli mahkemenin tayin edilmesi gerekirken görev hususunun usulüne uygun bir biçimde belirlenmeden işin esasına girilerek davanın sonuçlandırılmasının doğru olmadığı) nedeniyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak, 05/04/2007 tarihinde mahallinde keşif yapılan keşif sonucu belirlenen değere göre davaya bakmakta Sulh hukuk Mahkemesinin görevsiz olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dava dosyası görevli Asliye hukuk mahkemesine aktarıldıktan sonra, 20/07/2007 gün ve 2006/239-2007/245 sayılı karar ile (kadastroca tespit dışı bırakma işleminin kesinleştiği tarihten davanın açıldığı tarihe kadar kazanmaya yeterli 20 yıllık zilyetlik süresinin geçmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş) hüküm, davacılar ile davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle,Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11.12.2007 gün ve 2007/5626-7151 sayılı bozma kararı ile, (Eski tarihli tapu kayıtları, kadastronun girmesi ile birlikte uygulanabilir tapu özelliğini ve tedavül yeteneğini yitirmiş kayda dönüşür ise de delil olma özelliğini devam ettireceği, dosya arasında bulunan dayanak 23.5.1989 tarih 21 sıra numaralı tapu kaydı ve geldi kayıtlarının, 919 m² yüzölçüme sahip dört sınırı sahibi senet olarak okuduğu, tescili istenen 86.318.43 m² yüzölçümlü taşınmazın doğu ve güney sınırındaki taşınmazların kadastro sırasında herhangi bir belgeye dayanılmaksızın zilyetlik nedeniyle dava dışı gerçek kişiler adına tescil edildiği, batı ve kuzey sınırı ise zeminde ... ve meşelik niteliğindeki taşınmazlar olduğundan, dayanak kaydın değişken ve değişebilir sınırlı olduğu ve miktarı ile geçerli olduğu, ne var ki, kayıt fazlasının zilyetlikle kazanma koşullarının bulunması durumunda edinilebileceği, kadastro öncesi tapu kaydına dayanılarak açılan tescil davalarında, tespit dışı bırakma tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar 20 yıllık zilyetlik süresi aranmayacağı gibi, mahkemenin bu yöne ilişkin araştırması da yeterli olmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.03.2003 gün 2003/20-257 esas 2003/171 karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi, tespit dışı bırakma tarihi, kadastro paftasının düzenlendiği tarih olduğundan, mahkemenin, Kadastro Müdürlüğünden ...Mahallesindeki dava konusu taşınmazın içinde bulunduğu paftanın düzenlenme tarihini sormadan veya bitişik parsellere ait kadastro tutanaklarından yararlanmak suretiyle paftanın düzenlendiği tarihi duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlemeden kadastro çalışmasının kesinleşme tarihini esas alarak yazılı gerekçeyle davanın reddine karar vermesinin doğru olmadığı, davanın taraflarına delillerini sunmaları için süre ve imkan verilmeden taşınmazın bulunduğu yerde keşif yapıldığından yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının yöntemince dinlenip, tapu kaydının miktarı ile kapsadığı alan zeminde belirlenmesi, dosya kapsamına göre tescile konu taşınmazın içinde ve çevresinde meşe ağaçları bulunduğu saptanmasına rağmen orman araştırması yapılmadığı, bu nedenle 6831 sayılı Orman Kanununun 1. maddesi hükmü uyarınca; taşınmazın orman sayılan yerlerden bulunup bulunmadığının uzman bilirkişi aracılığıyla belirlenmesi gerektiğinden orman sayılan yerlerden olup olmadığının yöntemine uygun bir biçimde araştırılıp belirlenmesi gereğine” değinilmiştir Bozma sonrasında dava dosyası mahkemenin 2008/122 esas numarasına kaydedilmiştir. Diğer yandan mahkemenin 2009/401 esas sayılı dosyasında davacılar ... ve arkadaşları, asıl dosyadaki dava konusu edilen yerinin içerisinde kalan ve kuzeydoğu yönündeki 6 dönüm miktarındaki taşınmazın zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adlarına tescili istemiyle dava açmış olup, her iki dosya, aralarındaki hukuki ve fiili bağlantı nedeni ile birleştirilmiştir. Yargılama sırasında Orman Yönetimi çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek orman niteliğinde hazine adına tescili istemiyle davaya katılmıştır Mahkemece, asıl dosya ile birleştirilen mahkemenin 2009/401 esas sayılı dosyasındaki davacıların davalarının REDDİNE, 2008/122 esas sayılı asıl dosyasının davacıları ... ve ...'in davalarının REDDİNE, Hazinenin hali arazi niteliği ile dava konusu yerin adına tescil isteminin reddine, Orman Yönetiminin katılma isteminin kabulü ile ...Mahallesi ... mevkiinde kuzeyi 331 ada 8 nolu parsel,doğusu 116 ada 115 ada batısı ve güneyi boşluk ile çevrili, 16.03.2010 tarihli bilirkişiler ... ve ... ...'ın rapor ve krokilerinde sarıya ... (A) ile gösterilen 40.750,82 m2 yüzölçümünde ve maviye ... (K1), (K2), (K3), (K4), (K5), (K6), (K7) VE (K8) ile gösterilen sırası ile 1.624,58 m2, 905,52 m2, 2.991,26 m2, 1.330,06 m2, 3.116,17 m2, 7.081,03 m2, 5.575,95 m2, 529,70 m2, toplam 23.154,27 m2 olmak üzere toplam 63.905,09 m2 yüzölçümündeki taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tesciline, aynı krokide kırmızıya ... yerler imarda yol olarak, yeşile ... yerler park alanı olarak bırakıldığı nedeniyle tapuya tescili mümkün olmadığından tescil istemlerinin REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacılar ... ve ... vekili, davacılar ... ... mirasçıları ... ve arkadaşları vekili, davalı Hazine vekili, katılan davacı ... Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Türk Medeni Yasası 713 maddesi uyarınca tescili istemi niteliğindedir. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada parselin tamamının 6831 Sayılı Yasa'nın 1. maddesi hükmüne göre "ORMAN SAYILAN" yerlerden olduğu, devlet ormanlarının, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 169/1-2, Kadastro Yasasının 16/D, 18/2. maddeleri, Orman Yasası ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre tabi ... niteliğinde olup devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, özel mülkiyete konu olamayacağı, tapu yada kazandırıcı zaman aşımı yoluyla veya başka bir yol ile iktisap edilemeyeceği, davalının dayandığı tapu kaydının tüm hudutlarının sahibi senet okuduğu ve çevresinde kendisine ait hiç taşınmaz bulunmadığı gözetildiğinde çekişmeli yere uyduğunun kabul edilemeyeceği, tapunun uyduğu düşünülse bile doğal ... ve kaynak niteliğinde kamu malı olan ormanlar, özel mülkiyet konusu olamayacağından, bu tür yerler hakkında gerçek kişiler adına tapu kaydı oluşturulması da özde kamu malı taşınmazın bu özelliğini değiştirmeyeceği, Anayasanın 169. maddesi gereğince ormanlar hiç bir suretle daraltılamayacağından, Devlet Ormanları içinde bulunan taşınmazlar hakkında kişiler adına oluşturulan tapu kaydının hukuken bir değer taşımayacağı, nedenleriyle yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 750.00.-TL vekalet ücretinin temyiz eden davacı ... ve ...’den alınarak davalı HAZİNEYE verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiler ve Orman Yönetimine ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alanmısana yer olmadığına 28/12/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.