Yargıtay · 20. Hukuk Dairesi

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2010/11000 E. 2010/14819 K.

Konu: Kadastro Tespiti Ve Orman Sınırlandırmasına İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/11000
Karar No
2010/14819
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespiti Ve Orman Sınırlandırmasına İtiraz

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespiti ve orman sınırlandırmasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Aziz Ergün tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... Yönetimi, 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesini değiştiren 5304 Sayılı Yasanın 3.maddesinde düzenlenen “Çalışma alanındaki ormanların 5304 Sayılı Yasanın 3. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında açıklanan şekilde oluşturulan orman kadastro ekibince sınırlandırma ve tespitleri yapılarak otuz günlük kısmî ilâna alınır. Bu alanlarda orman kadastrosu yapılmış sayılır.” Hükmü gereğince Bademli Kasabasında yapılan ve 16/07/2007 tarihinde kısmi ilana çıkartılan orman kadastrosu sırasında dava dilekçesine ekli bulunan krokide 1 rakamı ile gösterilen taşınmazın orman sınırları dışında bırakıldığını, oysa bu yerin orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek tespitin iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın 101 ada 110 parsel altında tespit edildiği belirlenerek tutanağı getirtilmiştir. Çekişmeli parsel temyize konu davanın varlığı nedeniyle yüzölçümü, niteliği ve malik hanesi boş bırakılmak suretiyle tespit görmüştür. Tutanağın edinme sebebi sütununda devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve ekonomik yarar sağlaması mümkün olan yerlerden olduğu, Orman Bölge Müdürlüğünce orman depolama arsası olarak kullanıldığı belirtilmiştir. Davacı ... ise kendisine ait tarım alanı olduğunu ileri sürerek dava açmış, dava dosyaları birleştirilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda davacı ... ve Orman Yönetiminin davalarının reddine, çekişmeli taşınmazın 28787.068 m2 yüzölçümü ile ham toprak niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Aziz Ergün tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespiti ve orman sınırlandırmasına itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre orman kadastrosu yapılmıştır. 1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye; yerel bilirkişi, tanık ve tespit bilirkişi anlatımları gereğince davacı gerçek kişinin çekişmeli taşınmaz üzerinde herhangi bir zilyetliğinin bulunmadığının anlaşılarak hüküm kurulmuş olmasına göre Aziz Ergün'ün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2) Orman Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince; çekişmeli taşınmazın keşif tarihinden geriye 35- 40 yıldır orman deposu olarak kullanıldığı, önceki maliklerinden 1973 yılında satın alındığı tarihte etrafı telle çevrilerek o günden itibaren ormandan kesilen ağaç tomruklarının bu yere yığıldığı, Orman Genel Müdürlüğünün kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak taşınmaz edinemeyeceğine ilişkin yasalarımızda bir hüküm bulunmadığı 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde; “tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan taşınmaz malı çekişmesiz aralıksız en az 20 yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle, bilirkişi ve yahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir" yine aynı yasanın 16/A maddesinde "Kamu hizmetinde kullanılan bütçelerinde ayrılan, ödenen veya yardımlarla yapılan resmi bina ve tesisler... kayıt, belge veya özel yasalarına göre Hazine, kamu kurum ve kuruluşları, il, belediye, köy veya mahalli idare birlikleri tüzelkişiliği adlarına tespit olunur" hükümleri mevcuttur. Yine, 4721 Sayılı Medeni Yasanın 713 maddesinde de “…Tecil davası, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılır… Davalılar ve itiraz edenler aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebilirler.” hükmü bulunmaktadır. 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde tüzel veya gerçek kişiler arasında bir ayırım yapılmadığı gibi, 4721 Sayılı Medeni Yasanın 713/6. maddesinde açıkça tescil davasında davalı konumunda olan, Hazine ve ilgili kamu tüzel kişilerinin dava konusu taşınmazın adlarına tescilini isteyebilecekleri ifade edilmiştir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 03.10.1975 gün ve 8440-9945 ve 12.02.1993 ve 629/1257 ve 17. Hukuk Dairesinin 26.02.1993 gün, 1992/14687-1928 ve Hukuk Genel Kurulunun 22.01.1986 gün 1-4/5 sayılı kararlarında kabul edildiği gibi, köy tüzelkişiliğinin kazandırıcı zamanaşımı yolu ile taşınmaz edinebileceği gibi, 8. Hukuk Dairesinin 25.04.2000 gün 5634/6777 ve 25.01.2005 gün 8/373 ve 30.03.2006 gün 1157/1803 ve 20. Hukuk Dairesinin 07.12.1994 gün 1993/12880-15058 sayılı kararlarında Orman Genel Müdürlüğü, Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki 3234 Sayılı Yasa gereğince, katma bütçeli ve tüzel kişiliğe sahip bir kamu kuruluş olması nedeniyle kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinebileceği kabul edilmiştir. O halde; kamu tüzel kişisi olan Orman Genel Müdürlüğü, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinebileceğini önleyen bir yasa hükmü bulunmadığından davanın esasına girilerek davacı ... Genel Müdürlüğü yararına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı yönünde araştırma inceleme yapılması gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. SONUÇ:1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle Aziz Ergün'ün temyiz itirazlarının REDDİNE, 2) Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin temyiz itirazalarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 30/11/2010 günü oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2010/11000, K. 2010/14819, T. 30.11.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-20-hukuk-dairesi-2010-11000-e-2010-14819-k-dfc4dee39880