Yargıtay · 20. Hukuk Dairesi

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2009/14443 E. 2009/16917 K. – Tescil

Konu: Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/14443
Karar No
2009/16917
Karar Tarihi
Konu
Tescil

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 02.05.2005 gün ve 1797-5712 sayılı bozma kararında özetle; "Tescile karar verilen (A) ve (C) harfi ile gösterilen 14500 ve 400 m2 yüzölçümündeki taşınmazların genel arazi kadastrosunda orman niteliğinde çalılık olması nedeniyle tapulama harici bırakıldığı, 1998 yılında yapılan orman kadastrosu bulunduğu, tapuya tescil edilebilmesi için, orman kadastro işleminin kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile tasarruf edilmesi gerektiği, tahdidinin kesinleştiği tarihten itibaren 20 yıllık sürenin dolmadığı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi " gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine, 08/04/2004 günlü raporda gösterilen Dörtler Köyündeki (A)=14500 m2 ve (C)=400 m2 yüzölçümünde taşınmazların tarla niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... Yönetimi tarafından taşınmazların muhafaza ormanı kapsamında orman sayılan yer oldukları gerekçesiyle temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Türk Medeni Yasasının 713. maddesi uyarınca tapusuz taşınmazın tapuya tescili istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1954 yılında yapılan arazi kadastrosu ve dava tarihinden önce 1998 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Dava konusu taşınmazlar kadastro paftasına çalılık yazılarak tesbit harici bırakılmıştır. İncelenen dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna, kararın dayandığı gerekçeye göre, çekişmeli taşınmaz 1954 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında bitişikteki orman alanları ile birlikte çalılık, fundalık ve dağlık olarak tesbit harici bırakılmışsa da, bu tarihten önce 1953 yılında çekilen ... fotoğrafından bütünlemesi yapılan 1957 tarihli memleket haritasında çekişmeli taşınmaz ve etrafının 5-15 metre boyundaki iğne yapraklı orman ağaçları ile kaplı olarak göründüğü gibi, taşınmazın bu nitelikte olduğu keşif sırasında hakim gözlemi ile belirlenerek keşif tutanağına da yazıldığı, bitişikteki ormanın bir parçası ve onun devamı olan yerlerin bir bölümünün memleket haritasında çalılık olarak görülmesinin bu yerlerin orman olmadığının kanıtı olamayacağı ve ormandan ayrı düşünülemeyeceği, 1953 tarihli ... fotoğrafı karşısında 1954 yılında kadastro ekibinin çekişmeli taşınmazı ve bitişikteki 5-15 metre boyundaki orman ağaçları ile kaplı yerleri çalılık, dağlık olarak nitelendirmesine değer verilemeyeceği, 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi; orman içi açıklıkların kişiler adına tescilini yasakladığı, aynı yerde ve aynı konumda olan taşınmazlarla ilgili olarak kişiler adına tescile karar verilen mahkeme kararını bu gerekçelerle bozan Daire kararına karşı, aynı mahkemenin verdiği 15.06.2006 gün, 2005/241-546 ve 22.05.2007 gün ve 2007/139-148 sayılı direnme kararlarının, sırasıyla Hukuk Genel Kurulunun 27.12.2006 gün, 2006/20-814-822 ve 23.01.2008 gün ve 2007/20-966-19 sayılı kararları ile bozulduğu, dava konusu taşınmazın bulunduğu köydeki ormanlar dahil olmak üzere ..., Dörtler, ..., ... Köylerindeki ormanları içine alan ve haritasında gösterilen Doğusu; ... Baraj Gölü, Batısı: Solbaş-Çatalan Yolu, Kuzeyi; Makam Sırtı - Cümbüşün Çiri Tepe - Bulgur Dağı - Kaşobo - Püren Dağı - Narlı ... Tepe - ... Mahallesi - Çatalan Yolu, Güneyi; ... Baraj Gölü - Çakıl Çayı ile çevrili saha içindeki ormanların 6831 Sayılı Yasanın 23. maddesi gereğince KIRIKLI - DÖRTLER MUHAFAZA ORMANI ismi ile DEVAMLI MUHAFAZA ORMANI olarak ayrılmasına ilişkin 23.11.2001 günlü raporun, Orman Genel Müdürlüğünün 23.01.2002 günlü teklifi ile Bakanlık Makamına sunulduğu ve Orman Bakanlığının 31.02.2002 gün ve 1 sayılı oluru ile kabul edilerek DEVAMLI MUHAFAZA ORMANINA ayırma olgusunun kesinleştiği, muhafaza ormanına ayırmaya ilişkin 23.11.2001 günlü raporun 3/5 maddesinde "muhafaza ormanı içerisinde münferit ve dağınık halde bulunan ve muhafaza ormanı bütünlüğünü bozan, özel şahıs arazileri kamulaştırılmalı, Hazine arazileri ise ağaçlandırılmak üzere tahsisi talep edilmelidir" şeklinde bilimsel açıklamalarda bulunulduğunun, ... İlçesinden temyiz incelemesi yapılması için Daireye gönderilen aynı gün ve değişik günlerde incelemesi yapılan dava dosyaları içindeki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı gibi, 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve Anayasanın 169. maddesi gereğince de ormanların imar ihya ve zilyetlik yolu ile kazanılamayacağından, gerçek kişinin tescil davasının reddine karşı davalı Hazinenin davasının kabulüne ve taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken tarla olarak Hazine adına tescil edilmiş olması yerinde değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm yerinde tarla olarak tescile ilişkin kısmın "(A) ve (C) harfli bölümlerin orman niteliği ile Hazine adına tesciline" yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.'nın 438/7. Maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 16/11/2009 günü oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2009/14443, K. 2009/16917, T. 16.11.2009, www.arakarar.com/karar/yargitay-20-hukuk-dairesi-2009-14443-e-2009-16917-k-a4a1f9b486d7