Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026/3059 E. 2026/5387 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3059
- Karar No
- 2026/5387
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/3406 E., 2026/117 K. 2-Hazine ve Maliye Bakanlığı vekili Avukat Hülya Navgasın DAVA TÜRÜ: Babalık İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 7. Aile Mahkemesi SAYISI : 2025/227 E., 2025/962 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm kayyım vekili tarafından eksik inceleme yapıldığı ve davanın reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı kayyım, Suriye uyruklu ...'nın baba olduğu iddia edilen ...le arasındaki nikahsız ilişkiden 25.10.2017 doğumlu ...'nun .../...Devlet hastanesinde dünyaya geldiğini, doğumdan sonra kadının evi terk ettiğini ve kendisine bir daha ulaşılamadığını, çocuğun kimliğinin bulunmadığını, hali hazırda... Müdürlüğünde kaldığını, çocuğun kimliği olmadığından okula gidemediğini, davalı ... tarafından babalık davası açıldığını ancak feragat ettiğinin öğrenilmesi ile iş bu davanın açıldığını belirterek davalı ...'ın çocuk ...nin babası olduğunun tespiti ile çocuğun nüfus kütüğüne tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; çocuğun kimlik bilgilerinin bulunmadığı, bu haliyle kan örneklerinin alınmasının mümkün olmadığı, alınsa dahi kimliksiz birey ile ilgili hüküm kurabilmenin de mümkün olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı kayyım tarafından yapılan istinaf başvurusu neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince; çocuğun annesinin kimlik bilgilerinin belli olmadığı gibi davaya konu çocuğun da kimliğinin çıkartılmadığı, 22.05.2025 tarihli Nüfus Müdürlüğü cevabı yazısında da soybağının belirlenmesi halinde davaya konu çocuğun nüfus kayıtlarına tescil edileceğinin mümkün olduğunun bildirildiği, çocuğun halen sevgi evlerinde himaye edildiği, annesinin nerede olduğunun belli olmaması nedeniyle de çocuğun yabancılar kütüğüne tescilinin de sağlanamayacağı hal böyle olunca davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. İş bu karar davacı kayyım tarafından temyiz edilmiştir.
Çocuk...nın, ... Devlet Hastanesi'nden gelen müzekkere cevabından anne ... tarafından hastanede dünyaya getirdiği belirlenmiş, ayrıca baba olduğu iddia edilen davalı ... tarafından...(...) 1.Aile Mahkemesi'nin 2021/193 Esasına kayden 09.03.2021 tarihinde ... (Yabancı Kimlik No: 9...0 ) ile resmi nikah olmadan birlikte yaşamaya başladıklarını, müşterek bir çocuklarının olduğunu, annenin çocuğu bırakıp gittiğini, çocuğun kendisi ile yaşadığını, çocuğun kimliğinin bulunmaması nedeniyle resmi işlemlerini yaptıramadığını iddia ederek çocuğun babası olduğuna karar verilmesini talep ettiği daha sonrasında davadan feragat ettiği, mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Feragat dilekçesinde; davalı kadına ulaşamadığı bu nedenle çocuğu, en azından kimliğinin çıkartılabilmesi, eğitim ve sağlık hizmetlerinden faydalanabilmesi için sosyal hizmetlere teslim edeceğini ancak çocuğa vasi olarak atanmak istediği şeklinde beyanlara yer vermiştir.
Türkiye'nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesinin 7. Maddesine göre; "Çocuk doğumdan hemen sonra derhal nüfus kütüğüne kaydedilecek ve doğumdan itibaren bir isim hakkına, bir vatandaşlık kazanma hakkına ve mümkün olduğu ölçüde ana–babasını bilme ve onlar tarafından bakılma hakkına sahip olacaktır. Taraf Devletler, özellikle çocuğun tabiiyetsiz kalması sözkonusu olduğunda kendi ulusal hukuklarına ve ilgili uluslararası belgeler çerçevesinde üstlendikleri yükümlülüklerine uygun olarak bu hakların işlerlik kazanmasını taahhüt ederler."
Anayasanın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince "Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür." Yine 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 7 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre "Türk vatandaşı baba ve yabancı anadan evlilik birliği dışında doğan çocuk ise soy bağı kurulmasını sağlayan usul ve esasların yerine getirilmesi halinde Türk vatandaşlığını kazanır.”
Türkiyede Oturan Yabancıların Nüfus Kayıtlarının Tutulması Hakkında Yönetmeliğin 13. Maddesinde de "Yabancılar kütüğünde kayıtlı ana ile Türk vatandaşı babadan evlilik dışında doğan çocuk, yabancılar kütüğüne annenin bildireceği baba adı ile yazılır. Çocuk ile anası arasında yabancı kimlik numaraları ile bağ kurulur. Ana ve babanın evlenmesi veya baba tarafından tanınması ya da mahkeme kararıyla babalığa hükmedilmesi halinde; çocuğun yabancılar kütüğündeki kaydı kapatılır. Çocuğun kaydı babasının kayıtlı bulunduğu haneye nüfus mevzuatı uyarınca tescil edilerek Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası verilir. Çocuğun kapatılan kaydı ile baba hanesindeki kaydı arasında bağ kurulur." düzenlemesine yer vermiştir. Açıklamalar doğrultusunda; çocuğun kimliğinin olmaması eğitim, sağlık gibi temel haklardan faydalanmasını engellemekte olup bu durum milletlerarası sözleşme hükümlerine de aykırılığa neden olacaktır.
O halde dosya kapsamında bulunan tüm belgeler, müzekkere cevapları ve yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde; öncelikle; annenin kimlik bilgilerinin açık bir şekilde belirlenmesi için Türkiye'deki ilgili kurumlardan göçmen kayıtlarının getirtilmesi ile ... Devlet Hastanesi'nden gelen çocuğun doğum kayıtlarına ilişkin bilgilere göre anne ile çocuk arasında bağ kurulmasına, ayrıca baba olduğu iddia edilen ...le çocuk arasındaki soybağının tespit edilebilmesi amacıyla DNA testi yapılarak sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.