Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026/2344 E. 2026/4567 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2344
Karar No
2026/4567
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/555 E., 2025/1335 K. DAVA TÜRÜ : Yoksulluk Nafakasının Kaldırılması/İndirilmesi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 16. Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/278 E., 2025/38 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek vekili tarafından davanın reddedilen kısmı ve toplu yoksulluk nafakasına hükmedilmesi yönünden; davalı kadın vekili tarafından ise davanın kabulü ve vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı dava dilekçesi ile tarafların 26.11.1997 tarihinde boşandıklarını, boşanma kararıyla birlikte davalı kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, davalının nafakaya ihtiyacı olmadığını belirterek yoksulluk nafakasının kaldırılmasına, aksi halde ise nafakanın azaltılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafın istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile davalı yararına hükmedilen yoksulluk nafakasının kaldırılarak yerine toptan 500.000,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir.

Tarafların Kadıköy 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nin 1995/458 Esas, 1997/131 Karar sayılı ilamı ile boşanmalarına karar verilmiş, boşanma kararı ile davalı kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175 inci maddesi uyarınca boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafakanın irat veya toptan olarak belirlenmesi, hüküm kurulduğu anda hâkimin takdirine bağlı olup, bu husus hükmün kesinleşmesiyle birlikte taraflar bakımından usulî kazanılmış hak oluşturur. Bu bağlamda, irat şeklinde hükmedilen yoksulluk nafakasının, sonradan açılan nafakanın kaldırılması veya azaltılması davası kapsamında niteliğinin değiştirilerek toptan ödemeye dönüştürülmesi hukuken mümkün değildir. Zira bu tür davalar, nafakanın kaldırılması, azaltılması veya artırılması ile sınırlı olup, nafakanın türünü değiştirmeye yönelik bir talep ve değerlendirme kapsamı içermez. O halde; ispatlanamayan davanın reddi gerekirken dava konusu talep aşılarak ve mevcut nafakanın niteliği değiştirilerek davanın kısmen kabulü ile toptan nafakaya hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. KARAR: Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı kadın yararına BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,

Temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2026/2344, K. 2026/4567, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2026-2344-e-2026-4567-k-06876398eb22