Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026/1789 E. 2026/8050 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1789
- Karar No
- 2026/8050
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1740 E., 2025/3163 K. DAVACI-DAVALI : ... vekili Avukat ... ... DAVALI-DAVACI : ... vekili Avukat ... DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 6. Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/7 E., 2024/138 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı karşı davacı erkek vekili tarafından asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakaları, kadın lehine hükmedilen maddi, manevi tazminat ve erkeğin maddi, manevi tazminat taleplerinin reddi yönünden; davacı karşı davalı kadın vekili tarafından ise davanın kabulü, kusur belirlemesi, lehine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakaları miktarı, yoksulluk nafakasının toptan verilmesi ile lehine hükmedilen maddi, manevi tazminat miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle davalı karşı davacı erkeğe kusur olarak yüklenen "müşterek konutu terk" vakıasının kusur olarak yüklenmeyeceği, zira davacı karşı davalı kadının terke dayalı bir boşanma davasının bulunmadığı ancak yine de dosya kapsamından davalı karşı davacı erkeğin ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup davacı karşı davalı kadın vekili ve davalı karşı davacı erkek vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.