Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/9932 E. 2026/5566 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9932
Karar No
2026/5566
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1451 E., 2025/1703 K. DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ: Zonguldak 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/315 E., 2024/132 K.

Taraflar arasındaki karşılıklı olarak açılan boşanma davalarının yargılaması sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen ve yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından her iki dava ve davalı-davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, reddedilen manevî tazminat, maddî tazminat miktarı ve nafakaların miktarı yönlerinden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre tarafların aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Somut uyuşmazlıkta, her iki tarafın davası da evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayanmaktadır. Erkeğin davası "terk" hukuki sebebi ile açılmadığından kadın eşe "haklı bir sebep olmadan evi terk ettiği" kusurunun yüklenmesi doğru bulunmamıştır. Öte yandan, tanık beyanlarına göre kadının eşine üçüncü kişiler yanında "işte benim sümsük geldi, kokuyorsun, çık yıkan, sana yıkanmayı ben mi öğreteceğim...adam olacaksan eniştem M.'yi örnek al bak karısının bir dediğini iki ediyor mu benim senin kardeşinden ne eksiğim varki bana pazar malı alıyorsun" şeklinde sözler söylediği ve borçlanıp hakkında icra takipleri yapılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmış olup bu kusurlu davranışların da kadına yüklenmemesi doğru olmamıştır. Buna göre, taraflar arasındaki boşanmaya sebebiyet veren ve gerçekleşen olaylarda eşinin maaşını başkaları ile kıyaslayıp memnun olmayan, eşini aşağılayıp ona hakaret eden ve borçlanarak icra takipleri yapılmasına sebebiyet veren kadın tam kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, kadının boşanmaya sebebiyet veren "aşağılama ve hakaret" kusurları sebebiyle kişilik hakları zarar gören, mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz erkek eş yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174 üncü maddesi gereğince uygun miktarda manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ve hatalı kusur belirlemesi sonucu erkeğin manevî tazminat talebinin reddi yerinde görülmemiş ve kararın bozulmasını gerektirmiştir.

KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve erkeğin reddedilen manevî tazminat talebi yönlerinden ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve erkeğin reddedilen manevî tazminat talebi yönlerinden BOZULMASINA,

3.Tarafların sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde yatıranlara iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.05.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/9932, K. 2026/5566, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2025-9932-e-2026-5566-k-e8bb236ba95e