Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/9073 E. 2026/4315 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/9073
- Karar No
- 2026/4315
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1525 E., 2025/2062 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarıveliler Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2024/45 E., 2025/15 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından hükmün tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı -karşı davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı -karşı davalı kadın dava dilekçesinde velayetini talep ettiği ortak çocuk yararına aylık 1000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilmesini talep ve dava etmiş, İlk Derece Mahkemesince verilen 15.12.2023 tarihli ilk kararda velayeti anneye bırakılan ortak çocuk yararına dava tarihinden itibaren aylık 250,00 TL tedbir, kararın kesinleşmesinden itibaren ise aylık 300,00 TL iştirak nafakasına hükmedilmiştir. Bu karara karşı davacı -karşı davalı kadın tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmamış ve bu miktarlar yönünden erkek lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Hükmün davalı -karşı davacı erkek vekili tarafından tamamı yönünden istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 12.09.2024 tarihli kaldırma/gönderme kararı sonrasında, İlk Derece Mahkemesince verilen ikinci ve son kararda ortak çocuk yararına ilk hükümle aynı miktarda tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilmiştir. Hükmün taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince bu kez, erkek lehine miktar yönünden oluşan usuli kazanılmış hakka riayet edilmeden ve dava dilekçesindeki talep miktarı da aşılarak velayeti anneye bırakılan ortak çocuk yararına "Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinden itibaren aylık 5000,00 TL tedbir, kesinleşmeden itibaren aylık 5000,00 TL iştirak nafakasına" hükmedilmek suretiyle tedbir ve iştirak nafakası yönünden yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup, talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir. Davacı kadın, dava dilekçesinde aylık 1000 TL iştirak nafakasına karar verilmesini talep etmiştir. İştirak nafakası yönünden usulüne uygun yapılmış bir ıslah talebi de bulunmamaktadır. Kaldı ki İlk Derece Mahkemesince verilen 15.12.2023 tarihli ilk karar da kadın tarafından istinaf edilmediğinden miktar yönünden erkek yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Hal böyle iken Bölge Adliye Mahkemesince usûli kazanılmış hakka aykırı hareket etmek ve talep aşılmak suretiyle "Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinden itibaren aylık 5000,00 TL tedbir, kesinleşmeden itibaren aylık 5000,00 TL iştirak nafakasına" hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, ortak çocuk yararına hükmedilen tedbir ve iştirak nafakasının miktarı yönünden erkek yararına BOZULMASINA,
2.Erkek vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.