Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/8953 E. 2026/5886 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8953
- Karar No
- 2026/5886
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1616 E., 2025/774 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Aile Mahkemesi SAYISI : 2020/23 E., 2023/515 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- davacı erkek vekili tarafından ... davasının reddi, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar, kadın lehine hükmedilen tedbir nafakası ve ... manevî tazminat talebinin reddi yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı- davacı ... vekili Avukat... geldi. Karşı taraf davacı- davalı ... ve vekilleri gelmedi. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı- davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Boşanma sebebiyle manevî tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya az kusurlu olması yanında, boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması da gerekir (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu md. 174/2). Boşanmaya sebep olan olaylar bu nitelikte değilse manevî tazminata hükmedilemez. Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen davalı- davacı ... kusurlu davranışları davacı- davalı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde değildir. Öyleyse davacı- davalı kadının manevî tazminat talebinin reddi gerekir. Bu husus nazara alınmadan kadın yararına manevî tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı- davacı erkek yararına, manevî tazminat yönünden BOZULMASINA, 2.Davalı- davacı erkek vekilinin sair temyiz itrazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 40.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı- davalı ...'dan alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davalı- davacı ...'a verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.