Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/6933 E. 2026/2333 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6933
- Karar No
- 2026/2333
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/616 E., 2025/538 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Hakkari 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2022/155 E., 2023/623 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı karşı davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı davasının reddi ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûli eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
1.Taraflarca karşılıklı açılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davalarının İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, dosya kapsamı ve dinlenen tanık beyanlarından erkeğin kadına fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığı, aile yükümlülüklerini ihmal ettiği, buna karşılık kadının da ailesinin evlilik birliğine kadının eylemleri ile müdahale ettiği, zor zamanlarında erkeğin yanında yer almayıp kök ailesine daha fazla zaman ayırdığı; bu haliyle evlilik birliğinin sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda kadının az, erkeğin ağır kusurlu olduğu gerekçesi ile her iki davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiştir. Bu karara karşı erkek vekili tarafından kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi ve fer'îler yönünden, kadın vekili tarafından ise nafaka ve tazminat miktarları yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda, sosyal inceleme raporunda kadının boşanmak istemediğini, eşiyle barışmak istediğini açıkça beyan ettiği ve dosya içinde yer alan whatsapp yazışma kayıtlarından kadının fiili ayrılık döneminde de eşine benzer beyanlarda bulunduğu, bu suretle kadının erkeği bu vakıalar yönünden affettiği en azından hoşgörü ile karşıladığının kabulü gerektiği, sonuç itibariyle kadının kararı kusur belirlemesine yönelik istinaf etmediği ve kadın aleyhine yüklenilen kusurların kadın aleyhine kesinleştiği de dikkate alındığında bu haliyle boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin kusursuz, kadının ise tam kusurlu olduğu belirtilerek kadının istinaf başvurusunun esastan reddine, erkeğin istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile gerekçemin açıklandığı şekilde düzeltilmesine, kadının karşı davasının reddine, erkeğin asıl davasının ise kabulü ile tarafların boşanmalarına, erkek yararına maddi ve manevi tazminata karar verilmiş, hüküm taraflarca yukarıda sınırlandırıldığı şekilde temyiz edilmiştir.
Dosyanın yapılan incelemesinde; davalı karşı davacı kadının sosyal inceleme raporundaki beyanları ve whatsapp yazışmalarının içeriği, evlilik birliğini kurtarma yolunda çaba göstermekten öteye geçemeyen barışma girişimi niteliğinde olup erkekten karşılık görmediğine ve kabul edilmediğine göre, af boyutuna ulaşmamıştır. Kadın eşin bu iyi niyetli davranışının diğer tarafın varsa kusurlu davranışlarını affettiği, en azından hoşgörü ile karşıladığı şeklinde kabul edilmesi somut uyuşmazlık bakımından mümkün bulunmamaktadır. O halde belirlenen ve gerçekleşen bu kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu davalı-karşı davacı kadının tam kusurlu olduğunun kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2.Yukarıda (1) numaralı paragrafta açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkek ağır, kadın ise az kusurlu olup kadının davasının da kabulü gerekir. Ne var ki İlk Derece Mahkemesince erkeğin davasında verilen boşanma hükmü taraflarca istinaf edilmeyerek kesinleştiğinden kadının davası konusuz hale gelmiştir. O halde Mahkemece, konusuz kalan kadının karşı davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve haklılık durumuna göre karşı davada kadın lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3.Yukarıda (1) numaralı paragrafta açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı -karşı davalı erkek ağır, davalı -karşı davacı kadın ise az kusurlu olup somut olayda davacı -karşı davalı erkek yararına 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası koşulları oluşmamıştır. O halde davacı- karşı davalı erkeğin maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
4.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıda (1) numaralı paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı -karşı davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak davalı -karşı davacı kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde isteğin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadının reddedilen karşı davası, kadının reddedilen maddî ve manevî tazminat talepleri ile erkek lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatlar yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.