Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/3502 E. 2025/10461 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3502
- Karar No
- 2025/10461
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1629 E., 2025/103 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 4. Aile Mahkemesi SAYISI : 2020/120 E., 2022/425 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından yoksulluk nafakası talebinin reddi, lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise tehiri icra talebi ile davanın kabulü, kusur belirlemesi, kadın lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkek vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacı kadın vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereğince daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 3.Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince kadının çalıştığı ve düzenli gelir elde ettiği gerekçesi ile kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, kadının asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği ve dosya kapsamındaki SGK kayıtlarından zaman zaman işe giriş çıkışları bulunan kadının düzenli ve sürekli bir çalışmasının olmadığı anlaşılmaktadır. Tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kadının belirli bir mesleğinin, sürekli, düzenli ve iş güvencesi yüksek bir işinin bulunmaması ile asgari ücretin kendisini somut olay bakımından yoksulluktan kurtarmayacağı göz önüne alındığında kadının boşanma nedeniyle yoksulluğa düşeceğinin anlaşılması karşısında, yoksulluk nafakası talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı kadın vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı kadın yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminatın miktarları ile reddedilen yoksulluk nafakası talebi yönünden davacı kadın yararına BOZULMASINA, 2.Davalı erkek vekilinin tüm temyiz itirazlarının ise reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'a yükletilmesine, Peşin alınan harcının istek halinde yatıran ...'e iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.