Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/3242 E. 2025/10396 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3242
Karar No
2025/10396
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1516 E., 2025/212 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/646 E., 2023/140 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından velâyet ve iştirak nafakası yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Velâyet düzenlemesi yapılırken göz önünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun "üstün yararıdır" (Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme md.3; Çocuk Haklarının Kullanılmasına ilişkin Avrupa Sözleşmesi md.1; TMK md.339/1, 343/1, 346/1; Çocuk Koruma Kanunu md.4/b). Çocuğun üstün yararını belirlerken; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Ana ve babanın yararları, boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur.

Dosya kapsamında sosyal çalışmacı tarafından alınan 30.05.2022 tarihli raporda “Her iki ebeveynin de velayet hususunda yüksek motivasyon ve çocuk yetiştirme hususunda yeterli bilince sahip olmadığını gösterir ifadelerde bulunduğu, idrak çağındaki çocuğun annesi ile kalmak istediğini beyan ettiği, görüşlerinin önemsenmesi gerektiği ancak bilindiği üzere öncelikli olanın çocuğun üstün yararı olduğu, davalı babanın ikamet adresinin davacı annenin ikametine göre nispeten uygun olduğu” belirtilerek çocuğun velâyetinin davalı babada kalması ve anne ile kişisel ilişki kurulması yönünde görüş bildirilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince uzman raporu da dikkate alınarak tedbiren ortak çocuğun velayeti babaya verilerek anne ile kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiştir. Dosya kapsamından ortak çocuğun doğuştan sağlık problemleri bulunduğu, annesinin yanında kalmak istediği anlaşılmaktadır. Ayrıca davacı anne, temyiz dilekçesinde ortak çocuğun baba tarafından kendi yanına bırakıldığını belirtilmekte olup ortak çocuk için gerekirse daha uygun bir yaşam koşulu sağlamaya çalışacağını da ifade etmiştir. Bu halde, özellikle ortak çocuğun sağlık durumu ve yaşam koşulları göz önüne alınarak velayet hususunda üç kişilik uzman heyetinden yeniden sosyal inceleme raporu alınması, mevcut koşullar ve tüm deliller hep birlikte değerlendirilip çocuğun üstün yararı dikkate alınarak sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerektirmiştir.

KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesinin velâyet ve iştirak nafakasına ilişkin kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının velayet yönünden BOZULMASINA, bozma kapsamına göre iştirak nafakasına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/3242, K. 2025/10396, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2025-3242-e-2025-10396-k-63053614dd47