Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/3062 E. 2025/10555 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3062
- Karar No
- 2025/10555
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/903 E., 2025/276 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaçam Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2022/303 E., 2024/164 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü, erkek lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat, reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile manevî tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince davacı-karşı davalı kadına "aile içinde kalması gereken ve çocuk sahibi olabilmek gibi tıbbi eğitim gerektiren konularda eğitimi bulunmayan ... T. isimli kişiyi sürece ve erkek eşi rahatsız edecek şekilde aile ve ev yaşantısına dahil ettiği" vakıası kusur olarak yüklenmiş ise de; bu vakıaya davalı-karşı davacı erkek tarafından dilekçeler aşamasında usulüne uygun olarak dayanılmadığının, bu nedenle dayanılmayan bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenemeyeceğinin, ayrıca mevcut delillere göre davacı-karşı davalı kadına yüklenilen "gece geç saatlerde ve başkaca zamanlarda sıklıkla başkasıyla mesajlaşma ve telefonla konuşma" şeklindeki vakıanın da sadakat yükümlülüğünü ihlal niteliğinde olmayıp güven sarsıcı davranış boyutunda kaldığının, yine de kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurları uyarınca davacı-karşı davalı kadının boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davacı-karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun'un (6100 sayılı Kanun) 26 ncı maddesi uyarınca hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. İlk Derece Mahkemesince davalı-karşı davacı erkeğin maddî ve manevî tazminat talepleri hakkında faiz talebi bulunmadığı halde talep dışına çıkılarak faize de hükmedilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının ilgili bent yönünden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davacı-karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Yukarıda (2) numaralı paragrafta belirtildiği üzere; davacı-karşı davalı kadın vekilinin erkek lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminatlara faiz işletilmesi kararına yönelik temyiz itirazlarının ise kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının erkek lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminatlara faiz uygulanması yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, maddî tazminatı düzenleyen 2 numaralı bendinde yer alan "boşanma hükmünün kesinleşmesi tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte" ibaresinin ve manevî tazminatı düzenleyen 3 numaralı bendinde yer alan "boşanma hükmünün kesinleşmesi tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmak sureti ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.