Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/1026 E. 2025/8186 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1026
- Karar No
- 2025/8186
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2637 E., 2024/2408 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, tazminatların ve yoksulluk nafakasının reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Somut olayda; İlk Derece Mahkemesi tarafından davacı-karşı davalı erkeğe "...cimrilik, evin ve kadının ihtiyaçlarını karşılamaması" davalı-karşı davacı kadına ise "...eşinin akrabalarının eve gelmesini istememesi" kusurları yüklenmiş, neticeten erkek daha ağır kusurlu kabul edilerek hüküm tesis edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince kadının ayrıca erkeğe hakaret ettiği, hakaret kusurunun da yüklenmesi gerektiği gerekçesi ile kusura ilişkin gerekçenin düzeltilmesine karar verilerek kadının ağır; erkeğin az kusurlu olduğuna hükmedilmiş ise de kadına yüklenen hakaret kusurundan sonra tarafların birlikte yaşadığı, bu eylemin affedildiği veya hoşgörü ile karşılandığı anlaşılmaktadır. Affedilen veya hoşgörülen eylemler taraflara kusur olarak yüklenemez. Bu hale göre tarafların belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkek kadına göre ağır kusurludur. Bu itibarla yanılgılı değerlendirme ile kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğuna hükmedilmesi doğru bulunmamış ve kararın bozulmasını gerektirmiştir.
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı-karşı davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak davalı-karşı davacı kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde kadının tazminat taleplerinin reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. 3.Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (4721 sayılı Kanun md.175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken hatalı kusur değerlendirmesi sonucu isteğin reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, kusur belirlemesi, tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.