Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/7946 E. 2025/5529 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7946
- Karar No
- 2025/5529
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1402 E., 2024/1701 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkhan 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2021/239 E., 2022/181 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, boşanma davasının kabulü, tedbir nafakası miktarı, kadın lehine yoksulluk nafakası ve maddi-manevi tazminata hükmedilmemesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davalı kadının usulüne uygun olarak yasal süresinde tazminat ve yoksulluk nafakası talebinde bulunmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı erkek tarafından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına dayanılarak boşanma davası açılmıştır. Boşanma davasının yapılan yargılama sonucunda, tarafların 2013 kesinleşme tarihli reddolunan boşanma davası sonrası itibar edilen tanık beyanları ve dosya arasına alınan dava dosyalarından da anlaşılacağı üzere tekrar bir araya gelmedikleri, taraf ve tanık beyanlarından tarafların fiili ayrılığa esas ilk boşanma davasının kesinleşmesinden sonra ortak hayatın yeniden kurulmadığı, eylemli ayrılık nedenine dayanarak boşanma davası açılabilmesi için daha önce reddedilen davanın kesinleşmesinden itibaren üç yıllık sürenin geçmesinin yeterli olduğu gerekçesi ile kusur belirlemesi yapılmadan davacının davasının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin dördüncü fıkrası gereğince boşanmalarına hükmedilmiştir. Delil olarak gösterilen ve dosya arasına alınan Kırıkhan Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nin 2012/223 Esas, 2013/243 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde, 16.04.2012 tarihinde davacı erkek tarafından açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda, erkeğin evlilik birliği içinde üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, zaman zaman kadına fiziksel şiddet uyguladığı ve kadını istemediği, bu nedenle kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, Kırıkhan 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nin 2014/109 Esas, 2014/470 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde, 26.02.2014 tarihinde kadın tarafından açılan önlem nafakası davasının yapılan yargılaması sonucunda, erkeğin kadını evden kovması ve kadının maddi ihtiyaçlarını karşılamaması nedeniyle ayrı yaşamada haklı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiği, kararın kesinleştiği, yine Kırıkhan 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nin 2017/393Esas, 2018/233 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde, 22.03.2016 tarihinde davacı erkek tarafından açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda, erkeğin kadını evden kovması ve kadının maddi ihtiyaçlarını karşılamaması nedeniyle tam kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince eldeki boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda kusur incelemesi ve belirlemesi yapılmamış ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerden, tarafların 2012 yılından beri fiilen ayrı yaşadıkları, yukarıda belirtildiği şekilde taraflar arasında görülüp sonuçlanan önceki boşanma dava dosyaları ve önlem nafakası dava dosyasında kabul edilen ve kesinleşen erkeğin birlik görevlerini yerine getirmediği, zaman zaman kadına fiziksel şiddet uyguladığı ve kadını istemediği, kadını evden kovduğu ve kadının maddi ihtiyaçlarını karşılamadığı vakıaları ile retle sonuçlanan ilk davayı açmak suretiyle boşanma nedeni yarattığı ve fiili ayrılığa sebep olduğu vakıasının erkeğe kusur olarak yüklenilmemiş olması hatalıdır. Gerçekleşen bu durum karşısında, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davacı erkeğin tam, davalı kadının ise kusursuz olduğunun kabulü gerekirken, kusur belirlemesi yapılmaması doğru görülmeyip bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi davalı kadın yararına BOZULMASINA,
3.Davalı kadının sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.