Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/7748 E. 2025/4259 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7748
Karar No
2025/4259
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/52 E., 2024/274 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ: Ahlat Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2023/165 E., 2023/348 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi ve reddedilen tazminat talepelri yönünden; davalı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, nafakalar, tazminatlar, ziynet alacağı hakkında hüküm kurulmaması yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre erkek vekilinin tüm, kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 175 inci maddesine göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 176 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre, yoksulluk nafakasının toptan ve durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir.Yoksulluk nafakasının toptan ya da irat biçiminde ödenebilmesine karar verilebilmesi için, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücü ve isteklerinin göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır.

Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda her ne kadar boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit derecede kusurlu olduklarının kabulü ile yeniden kısmen esas hakkında hüküm tesisi yoluna gidilmiş ise de kadının süresinde sunduğu cevap dilekçesinde yer alan yoksulluk nafakası talebi ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmamıştır. Toplanan delillerden, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, ev hanımı olduğu, herhangi bir geliri ve mal varlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği anlaşılmaktadır. Bu durumda somut olay bakımından tarafların ekonomik ve sosyal durumları, yaşları ve evlilikte geçen süre dikkate alındığında, kadın yararına bir defaya mahsus olmak üzere toptan yoksulluk nafakası verilmesi hususu değerlendirilerek kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

KARAR Açıklanan sebeple; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yoksulluk nafakası yönünden kadın yararına BOZULMASINA,

2.Erkek vekilinin tüm, kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ...'a iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ...'e yükletilmesine,

Dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7748, K. 2025/4259, T. 28.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2024-7748-e-2025-4259-k-ac74c9272bb6