Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/7396 E. 2025/5178 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7396
- Karar No
- 2025/5178
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/368 E., 2024/810 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Derik Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2019/37 E., 2022/523 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü, maddi ve manevi tazminat, tedbir ve yoksulluk nafakası ile ziynet alacağına yönelik vekâlet ücreti yönünden; davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından yoksulluk nafakası miktarı, maddi ve manevi tazminat miktarları ile reddedilen ziynet alacağı davası yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda bölge adliye mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmadığı gibi ilk derece mahkemesi kararını sınırlı olarak istinafa getiren tarafın açıkça istinaf etmediği konularda da temyiz hakkı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesi kararının davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü, maddi ve manevi tazminat, tedbir ve yoksulluk nafakası, kadının ziynet alacağı davasının kabulü, vekâlet ücreti ve yargılama gideri yönünden istinaf edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesince davacı-karşı davalı erkeğin, kadının ziynet alacağı davasının kabulü yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, sair istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla, davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından yoksulluk nafakası miktarı ile maddi ve manevi tazminat miktarları istinaf edilmeyerek onun yönünden kesinleşmiştir. Bu nedenle davalı-karşı davacı kadın vekilinin yoksulluk nafakası miktarı ile maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı-karşı davacı kadın vekilinin sair, davacı-karşı davalı erkek vekilinin tüm yönlerden temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davcı kadının tüm; davacı-karşı davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Mahkemece, davacı-karşı davalı erkeğin, iş bu boşanma davası henüz derdestken üçüncü bir kişiyle imam nikahına dayalı ortak hayat kurmak suretiyle evlilik birliğinin kendisine yüklediği sadakat yükümlülüğünü ağır bir şekilde ihlal ettiği, yargılamanın 3 üncü celsesinde üçüncü bir kişiyle resmi nikah olmaksızın birliktelik kurduğunu bizzat kabul ettiği de nazara alınarak erkeğin kusurlu davranışlarından mütevellit evlilik birliğinin ortak yaşamı imkansız kılacak derecede temelinden sarsıldığı gerekçesiyle kadının boşanma davasının kabulüne karar verilmiş ise de; İlk Derece Mahkemesinin yargılama sırasında olan yani dava tarihinden sonra gerçekleşen bir olayın iş bu davada erkeğe kusur olarak yüklendiği ve kadının boşanma davasının kabulüne karar verildiği, dava tarihinden sonra gerçekleşen olayların ayrı bir davanın konusu olabileceği ve bu olayların erkeğe iş bu davada kusur olarak yüklenemeyeceği, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı kadın tarafından istinaf kanun yoluna da gidilmediğinden erkeğe başka bir kusurun da yüklenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Kadının boşanma davasının kabulü koşullarının oluşmadığı, bu itibarla davalı-karşı davacı kadının boşanma davasının da reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek kadının davasının kabulü ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 3.İlk Derece Mahkemesince kadının boşanma ve ziynet alacağı davasında vekâlet ücretine yönelik kararın tek bir bent olarak hükmün (7) nolu bendinde düzenlendiği, Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin, kadının ziynet alacağı davasının kabulü yönünden istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek kadının ziynet alacağı davasının reddine karar verilmesine ve erkek yararına yeniden vekâlet ücreti düzenlenmesine rağmen İlk Derece Mahkemesinin kadın yararına vekâlet ücretini düzenleyen (7) nolu bendinin kaldırılmaması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki davalı- karşı davacı kadın lehine hem ziynet alacağı davasının reddedilmiş olması hem de kadının boşanma davasının reddine karar vermek gerekmiş olması nedeniyle bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca temyize konu kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı-karşı davacı kadın vekilinin, yoksulluk nafakası miktarı ile maddi ve manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz dilekçesinin istinaf edilmeyen yön temyiz edilemeyeceğinden REDDİNE, 2.Davacı-karşı davacı erkek vekilinin karşılıklı boşanma davası ve fer'ilerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının karşı davanın kabulü (kadının davası) yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, b.İlk Derece Mahkemesi kararının, karşı davanın kabulü (kadının davası) yönünden erkek yararına BOZULMASINA, bozma nedeni göre kadının davası ve fer'îler konusunda yeniden hüküm kurulması gerekli hale geldiğinden fer'îlere yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, c.Davacı-davalı erkek vekilinin asıl davanın reddine (erkeğin davası) yönelik temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının erkeğin davasının reddi yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3.Taraf vekillerinin ziynet alacağı davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a.Davalı-karşı davacı kadın vekilinin tüm, davacı-karşı davalı erkek vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, b.Yukarıda (3) numaralı paragrafta belirtildiği üzere; davacı-karşı davalı erkek vekilinin ziynet alacağı davasındaki vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan (7) nolu bendin devam etmesi yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının (7) numaralı bendinin hüküm fıkrasından çıkarılmak sureti ile temyize konu kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'a yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ...'a iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.