Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/7300 E. 2025/8959 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7300
- Karar No
- 2025/8959
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/919 E., 2024/925 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 22. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/280 E., 2023/276 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı kadın vekili tarafından tazminat ve nafaka miktarları yönünden; davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından ise duruşma istemli olarak kendi davasının reddi, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi ve tazminatların esası ve miktarı yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı- karşı davacı ... ile vekili Avukat ... ve karşı taraf temyiz eden davacı- karşı davalı ... ... ve vekili Avukat .. .... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; Bölge Adliye Mahkemesi kararının da davacı karşı davalı kadın vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edildiği, bu sebeple de temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı belirlenmiştir.
Adli yardım, temyiz yoluna başvuru sırasında talep edilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 336 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtaya aittir.
Adli yardım, 6100 sayılı Kanun’un 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre gerçek kişiler ile kamuya yararlı dernek ve vakıfların yararlanabileceği adli yardımın şartları, ödeme gücünden yoksun olma ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Adli yardım talebinde bulunan gerçek kişi veya tüzel kişinin yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Adli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı, bu belgeler incelenerek belirlenecektir.
Bu açıklamalar ışığında adli yardım talebinde bulunan tarafın, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşıldığından, adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. 2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki boşanma davası ve ferilerine ilişkin verilen karara karşı sadece davacı karşı davalı kadın vekili tarafından özel sebebe dayalı boşanma davalarının kabulü gerektiği, erkeğin boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatların miktarı ile vekalet ücreti yönünden istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince kadının tazminat miktarlarına yönelik istinaf başvurusu kabul edilerek yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmiş, kadın lehine faiziyle 150.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, diğer yönlerden ise istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Bu durumda İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davalı karşı davacı erkeğin Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşıkendi davasının reddi, tazminatların esası, kadının davasının kabulü ve kusur belirlemesi yönünden temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalı karşı davacı erkek vekilinin kendi davasının reddi, tazminatların esası, kadının davasının kabulü ve kusur belirlemesi yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
3.Davacı karşı davacı kadın vekilinin tüm, davalı karşı davacı erkek vekilinin reddedilen yönler dışında diğer yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
a.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı karşı davalı kadının aşağıdaki paragraf dışında kalan, davalı karşı davacı erkeğin ise tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırının ağırlığı ile ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat miktarı azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci madde hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı- karşı davacı erkek vekilinin kendi davasının reddi, tazminatların esası, kadının davasının kabulü ve kusur belirlemesine yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE,
Sair temyiz itirazlarının incelenmesinde;
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı- karşı davalı kadın yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden BOZULMASINA,
3.Davacı- karşı davalı kadının sair, davalı karşı davacı erkeğin ise tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Adli yardımdan yararlanması sebebi ile başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının temyiz eden ... yükletilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ... yükletilmesine,
Duruşma için takdir olunan 28.000,00 TL vekâlet ücretinin ... alınıp ... verilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.