Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/7245 E. 2025/2925 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7245
- Karar No
- 2025/2925
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1225 E., 2024/981 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma - Ziynet Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/284 E., 2023/431 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından her iki boşanma davasının tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesi uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa, davacı davalı kadına İlk Derece Mahkemesince yüklenen birlik görevlerini yerine getirmediği kusurlu davranışına, davalı davacı erkek tarafından usule uygun şekilde dilekçeler aşamasında dayanılmadığı, kaldı ki bu vakıaya ilişkin dinlenen davalı davacı erkek tanıklarının sözlerinin bir kısmı evlilik birliğinin temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan, salt davalı davacı erkeği haklı çıkarmaya matuf beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibaret olduğu, davacı davalı kadına yüklenen diğer kusurlu davranış olan müşterek konutu terk etme vakıası yönünden ise davalı davacı erkek tarafından terk hukuki sebebine dayalı açılmış bir davanın bulunmadığı, buna göre bu vakıanın da kadına kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu itibarla davalı davacı erkeğin boşanma davasının da reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve davalı davacı erkeğin kabul edilen boşanma davası yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve davalı davacı erkeğin kabul edilen boşanma davası yönünden BOZULMASINA, 3. Davacı davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.