Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/7103 E. 2025/9630 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7103
Karar No
2025/9630
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1004 E., 2024/1493 K. DAVA TÜRÜ : Değer Artış Payı ve Katılma Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 17. Aile Mahkemesi SAYISI : 2017/244 E., 2021/122 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen davacı kadın vekili ve katılma yoluyla davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacı kadın vekilinin tasfiye konusu 111 66... parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; HMK'nin 141/1. maddesinde ''... Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. ...', aynı maddenin 2. fıkrasında da '... İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır. ...' şeklinde, iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı ile istinası düzenlenmiştir.

HMK'nin 176 ve devamı maddelerinde de ıslah müessesi düzenlenmiş olup düzenlemelere göre taraflardan her birinin yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği ve ıslahın bunu yapan tarafın teşmil edeceği noktadan itibaren, bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğuracağı düzenlenmiştir (HMK md. 176/1, 179/1).

Değer artış payı alacağı; eşlerden birinin diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun karşılık almaksızın esaslı katkıda bulunması durumunda, tasfiye sırasında bu malda meydana gelebilecek değer artışı için katkısı oranında sahip olduğu alacak hakkıdır (TMK md. 227). Denkleştirme (TMK md. 230) hariç, tasfiyeye konu mal varlığında katkı tarihine göre değer kaybı söz konusu ise, katkının başlangıçtaki değeri esas alınır (TMK md. 227/1). Böyle bir malın daha önceden elden çıkarılmış olması halinde hakim, diğer eşe ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler (TMK md. 227/2). Değer artış payı alacağı talep edebilmek için, parasal ya da para ile ölçülebilen maddî veya hizmet değeriyle katkıda bulunulmalıdır.

Somut olayda, Mahkemece, 111 66... parsel sayılı taşınmaz yönünden yazılı şekilde karar verilmiş ise de, karar hatalı olmuştur. Şöyle ki, öncelikle belirtmek gerekir ki, TMK'nin 227. maddesine göre, değer artış payı alacağı talep edebilmesi için, bir eşin diğer eşe ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına yönelik katkısının edinilmiş malla ve/veya kişisel malla karşılanmış olması mümkündür. Diğer yandan, davacının işbu taşınmaz yönünden talebini 10.07.2020 tarihli dilekçe ile ıslah ettiği, ıslah dilekçesine göre de talebin 'taşınmaza yapılan tadilat ve 3 katlı hale getirilmesi nedeniyle evlilik birliği içinde yapılan iyileştirmeler' nedeniyle değer artış payı alacağı niteliğinde olduğu ve değer artış payının kişisel mal ile değil, edinilmiş malla karşılandığı iddia edildiği halde, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince hatalı olarak değer artış payına yönelik katkının kişisel mal olan ziynetler karşılandığına yönelik olduğu kabul edilerek ve katkının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

O halde, Mahkemece, davacının ıslah dilekçesinde ileri sürdüğü iddiasının dayanağı olan vakıaya göre davacının taşınmaz edinildikten sonra yapıldığı iddia edilen iyileştirmeler yönünden değer artış payı alacağı talebi yönünden deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hatalı nitelendirme, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

3. Davacının tasfiye konusu malların güncel değerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Artık değere katılma alacağı ve değer artış payı alacağı miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır TMK md. 227/1, 228/1, 2 32... /1). Yargıtay uygulamalarına göre tasfiye tarihi, karar tarihi olup Bölge Adliye Mahkemesince tasfiyenin yapılması halinde karar tarihi Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihidir.

Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin başvurusu kısmen kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi hükmü kısmen kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince yukarıda izah edilen ilkeye aykırı şekilde, tasfiye konusu malların karar tarihinden (17.02.2021) yaklaşık iki yıl önceki (15.02.2019) belirlenen güncel değerlerine göre artık değere katılma alacağının hesaplanması doğru olmamıştır. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, tasfiye konusu malların tasfiye (önceki karar bozulmakla değer güncelliğini yitirdiğinden bozma sonrası yeni karar tarihine en yakın tarihteki) tarihi itibariyle sürüm (rayiç) değerleri belirlendikten sonra alacağın hesaplanması ve alacağa karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan sebeplerle BOZULMASINA,

2. Davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7103, K. 2025/9630, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2024-7103-e-2025-9630-k-b2dbb5cf475b