Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2011/20971 E. 2012/16006 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/20971
- Karar No
- 2012/16006
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemes İŞİN NEVİ :Taşınır Mal Alımı İçin Vasiye İzin Verilmesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, 15.10.2011 tarihli ek karar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: İstek; Türk Medeni Kanununun 462. maddesi gereğince kısıtlıya olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır alımına izin verilmesine ilişkin olup, vesayetin yönetim ve yürütülmesiyle ilgilidir. Vesayet makamının vesayetin yönetimi ve yürütülmesiyle ilgili aldığı kararlar idari nitelikte olup vesayet makamının bu nitelikteki kararlarına karşı ilgililer tebliğ gününden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edebilirler. Denetim makamı gerektiğinde duruşma da yaparak bu itirazı kesin olarak karara bağlar (TMK m. 488). Açıklanan sebeple temyiz dilekçesinin görev yönünden reddi ile denetim makamınca gereği yapılmak üzere dosyanın mahalli mahkemesine iadesi gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle dilekçenin görev yönünden reddi ile denetim makamınca gereği yapılmak üzere dosyanın yerel mahkemesine İADESİNE oyçokluğuyla karar verildi. 13.06.2012(Çar.) KARŞI OY YAZISI Olayda, ergin çocuk "ayırt etme gücünün bulunmaması" sebebiyle Türk Medeni Kanununun 405. maddesi gereğince kısıtlanmış ve annesinin velayeti altına konulmuştur. Velayete sahip olan anne, çocuğu adına onun ihtiyaçlarında kullanılmak üzere ... almak için vesayet makamının iznini talep etmektedir. Alınacak aracın parasının kısıtlının babası tarafından temin edildiği dilekçede belirtilmiştir. Bu açıklamaya göre, alınacak aracın bedeli çocuğun mallarından karşılanmayacaktır. Türk Medeni Kanununun 462/2. maddesi, vasinin "olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır veya diğer hak ve değerlerin alımı, satımı, devri ve rehnedilmesine" ilişkin işlemlerini vesayet makamının iznine tabi tutmuştur. Bu hükümle, kısıtlının, vesayet makamının izni olmaksızın malvarlığının azalması önlenmek istenmiştir. Alınacak aracın bedeli kısıtlının malvarlığından karşılanmayacak olduğuna göre olayda vesayet makamının iznini gerektiren bir husus yoktur. Ana ve/veya baba, kısıtlanarak velayetleri altına konulan ergin çocukları adına "yasal temsilcisi" olarak her türlü muameleyi yapabilir ve tasarrufta bulunabilir. Bunun için hakimden önceden izin almalarına veya sonradan hakimin onayına ihtiyaçları yoktur. İzin isteğinin bu sebeple reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddedilmesi doğru değil ise de, sonuçta istek reddedildiğine göre, verilen karar sonucu bakımından doğru olmuştur. Bu sebeple hükmün onanması düşüncesiyle sayın çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.