Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/10039 E. 2025/18959 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/10039
- Karar No
- 2025/18959
- Karar Tarihi
BOZMA ÜZERİNE MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/468 E., 2017/21 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret
Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.01.2017 tarihli ve 2015/468 Esas, 2017/21 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanığın 03.02.2025 tarihli dilekçesindeki anlatımından eski hâle getirme isteminde bulunduğunun anlaşılmasına, eski hale getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olması karşısında, 10.02.2025 tarihli ek kararın hukukî değerden yoksun bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanığın yokluğunda verilen 25.01.2017 tarihli kararın doğrudan sanığın MERNİS adresinde muhtara 03.04.2017 tarihinde yapılan tebliğ işlemi üzerine karar kesinleştirilmiş ise de, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (“bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres”) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın bilinen en son adresine, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebligat yapılmadan, doğrudan MERNİS ibaresi ile yapılan gerekçeli karar tebliği usulsüz olduğundan yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı; ancak sanığın 08.04.2019 tarihinde uzlaşma talepli dilekçe verdiği görülmekle, sanığın 08.04.2019 tarihinde cezadan haberdar olduğunun anlaşılması karşısında, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310/1. maddesince belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 03.02.2025 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın yerinde görülmeyen eski hale getirme isteği ile süresinde olmayan temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.