Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/6665 E. 2025/3418 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6665
- Karar No
- 2025/3418
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/263 E., 2021/417 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I) Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, suç vasfının belirlenmesinde ve ceza tayininde hata yapıldığına, yetersiz delillerle verilen mahkûmiyet kararının bozulması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında şikâyetçiye yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, II) Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve somut olayda 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık koşullarının oluştuğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Şikâyetçiye ait olup çalınan aracın kolluk görevlilerince terk edilmiş vaziyette bulunduğu ve aynı gün şikâyetçiye hasarlı şekilde teslim edildiği, sanık ...'nın aşamalarda şikâyetçinin zararını karşılamak istediğini ancak kendisine ulaşamadığını beyan ettiği, karardan sonra şikâyetçi ve sanık müdafii tarafından dosyaya sunulan dilekçeler ile 15.10.2024 tarihli dekonta göre; şikâyetçinin zararının sanık tarafından yapılan ödeme sonucunda giderildiğinin anlaşılması karşısında; her ne kadar hükümden sonra şikâyetçinin kalan zararının giderildiği belirlenmiş ise de; sanığın aşamalardaki savunmaları doğrultusunda kendisine mahkemece ödeme yeri belirlenmek suretiyle makul bir süre içerisinde zararı tazmin etme imkanı sağlanmadığından; şikâyetçinin kalan zararının kovuşturma evresi içerisinde giderildiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu belirlenmekle, şikâyetçiden kısmî iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunup bulunmadığı sorulup sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2-4. maddesinin uygulanma olanağının tartışılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.