Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/25245 E. 2024/7775 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/25245
Karar No
2024/7775
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94350 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın 08/04/2018 tarihli eyleminden dolayı bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlâl etme ve mala zarar verme suçlarından cezalandırılması bahisle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 15/10/2018 tarihli ve 2018/168877 soruşturma, 2018/39084 esas, 2018/27515 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/677 esas sayılı (yeni esas 2020/438) dosyasına kamu davasının açıldığı, Sanığın aynı müştekiye karşı aynı tarihli ve aynı eylemi sebebiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 06/11/2018 tarihli ve 2018/132793 soruşturma, 2018/42320 esas, 2018/29743 sayılı iddianamesi ile bina ve eklentilerinde hırsızlık suçundan cezalandırılması talepli sanık hakkında İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/696 esas sayılı (yeni esas 2021/164) dosyasına kamu davasının açıldığı anlaşılmakla, 5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/7. maddesinde yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki hüküm nazara alındığında, sanığın aynı eylemi nedeniyle İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/164 esas sayılı dosyasında sanık hakkında sadece bina ve eklentilerinde hırsızlık suçundan derdest olan bir davanın olduğu, aynı eylemin dayanak olduğu konut dokunulmazlığını ihlâl etme ve mala zarar verme suçlarından başka bir yargılamanın olmadığı gözetilmeksizin, bu suçlar yönünden mükerrer nitelikte bir yargılamanın olmadığı cihetle yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2021 tarihli kararının sanığın yokluğunda verildiği, karar tarihinde ... L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanığa tebliğ edilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı istinaf edebileceğinin belirtilmemesi” nedeniyle tebliğin usûlsüz olduğu tespit edilmiştir. 3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu kararın istinaf yasa yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/25245, K. 2024/7775, T. 15.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-25245-e-2024-7775-k-40555867e328