Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/12873 E. 2024/17880 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/12873
Karar No
2024/17880
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/112 E., 2021/65 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Dosya kapsamına göre Dairemizin 20.03.2019 tarihli ve 2017/383 - 2019/5489 sayılı ilâmında; "Hırsızlık suçundan sanığın yakalandığında, suçunu ikrar ederek çaldığı paraları iade ettiği, ancak müştekinin hazırlıktaki beyanında zararının daha fazla olduğunu beyan etmesi karşısında, müştekiden zararının tam olarak açıklattırılıp, gerçekleşen iadenin kısmi olması hâlinde, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası sorulup, sonucuna göre TCK'nın 168/1-4. maddesinin uygulanması, zararının tamamının giderildiği tespit edildiği halde ise müştekinin rızasına gerek olmadan sanık hakkında, TCK'nın 168/1. maddesi hükümlerinin uygulanarak 1/2 den fazla indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi" gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine, mahkemece dinlenen katılanın, olayın üzerinden uzun zaman geçtiği için zararını tam olarak hatırlamadığı ancak 300 TL'sinin çalınmış olabileceğini beyan ederek kendisine sadece çalınan 1 doların iade edildiğini, kısmi ödeme daha yapılması hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulamasına rıza göstereceğini ifade ettiği, sanığın ise tüm aşamalarda katılana ait iş yerinden 30 TL ve 1 dolar aldığını, hazırlık aşamasında yakalandığında da paraları evde sakladığı yeri söylemesi üzerine kollukça belirtilen yerden elde edilen 30 TL ve 1 doların muhafaza altına alınarak 18.11.2015 tarihli tutanakla bu paraların tamamının katılana iade edildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında, suça konu paraların değeri az kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesine göre belirlenen cezada indirim uygulanmış ise de mahkemece, suça konu para miktarı hususunda farklı beyanda bulunan katılan ile sanıktan hangisinin beyanına hangi gerekçe ile üstünlük tanıdığının gerekçelendirilmemesi ve sanık beyanına üstünlük tanınması hâlinde suça konu paranın 30 TL ve 1 dolar olduğu ve bu miktarın tamamının sanığın hazırlık aşamasındaki ifadesi üzerine, bulunduğu yerden temin edilerek katılana iade edildiği anlaşıldığından, belirlenen cezadan değer azlığı sebebiyle uygulanan 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesi ile birlikte çalınan paranın tamamının iade edilmesi sebebiyle, katılanın rızasına gerek olmadan aynı Kanun'un 168/1. maddesinin de uygulanması gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, aksi kabulde ise malın değeri az kabul edilemeyeceğinden 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesine göre uygulama yapılmak suretiyle eksik ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafîinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/12873, K. 2024/17880, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-12873-e-2024-17880-k-9c4ff7d64eb8