Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/9337 E. 2024/12012 K.

Konu: Karşılıksız Yararlanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/9337
Karar No
2024/12012
Karar Tarihi
Konu
Karşılıksız Yararlanma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/564 E., 2021/983 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 05.08.2017 tarihli ve 30145 Mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21. maddesiyle; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291. maddesinde düzenlenen 7 günlük temyiz süresi 15 güne çıkarılmıştır. Dolayısıyla; 5271 sayılı Kanun'un temyiz hükümlerine tabi olan kararların temyiz süresi 15 gün olup, 05.08.2017 tarihli yasal değişikliğin yapıldığı tarihte ve sonrasında verilecek kararlar hakkında uygulanacaktır. Fakat 20 Temmuz 2016 tarihinden önce verilen kararlar ve bu kararlarla ilgili Yargıtayın bozma kararları sonrasında yapılan yargılamaya göre verilecek yeni kararlar, 1412 sayılı mülga Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nda yer alan temyiz hükümlerine tabidir. 20 Temmuz 2016 tarihinden önce Mahkeme tarafından karar verilip de Yargıtayca yapılan temyiz incelemesinde bozulan bir karar sonrasında verilen yeni karara karşı da eski kanun yolu usûlü ve süresi olan 7 gün tatbik edilecektir. Mahkemece kısa karar ve gerekçeli kararda temyiz süresi 15 gün olarak belirtilerek sanık müdafii yanıltıldığından temyizinin süresinde olduğu kabul edilmekle, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanık hakkında 09.10.2012 ve 19.12.2012 tarihlerinde kaçak elektrik kullandığından bahisle iki ayrı tutanak düzenlendiği ve 29.09.2014 tarihli iddianame ile temyize konu davanın açıldığı, UYAP üzerinden yapılan incelemeye göre 08.02.2012 tarihli bir tutanakla ilgili olarak 22.04.2015 tarihli iddianame ile Bursa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/465 Esas sayılı dosyasında açılan kamu davasında sanığın müsnet suçtan mahkûmiyetine karar verildiği ve bu kararın Dairemizin 10/01/2024 gün 2022/15981 Esas 2024/255 Karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; zincirleme suçun var olup olmadığının değerlendirilmesi, birbiri ile çelişen hükümler kurulmaması ile mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi bakımından, kaçak kullanma tutanaklarının ve ilgili olduğu dava dosyalarının incelenmesi, öncelikle birleştirme olanağı varsa dosyalar birleştirilerek, değilse onaylı örnekleri dosya içine konularak, her iddianameye kadar olan eylemlerin zincirleme tek bir suçu, her iddianameden sonraki eylemlerin ayrı bir suçu oluşturacağı gözetilerek 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanması koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek ve zincirleme şekilde gerçekleştiği tespit edilen eylemler bakımından, sanık hakkında TCK'nın 43. maddesi uygulanıp önceki suç nedeniyle verilen hapis cezası da mahsup edilerek sonuç cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, 2- Dosya kapsamına göre herhangi bir hukuki kesintinin olmadığı anlaşılan 09.10.2012 ve 19.12.2012 tarihli tutanaklarla ilgili eylemler için sanık hakkında zincirleme suç hükümlerine ilişkin 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, 3- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 09.10.2012, 19.12.2012 yerine 09.10.2012 olarak eksik yazılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/9337, K. 2024/12012, T. 12.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-9337-e-2024-12012-k-b1b6083ba954