Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/869 E. 2025/7083 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/869
Karar No
2025/7083
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/687 E., 2017/2159 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma I- Sanık hakkında mala zarar verme suçu yönünden bölge adliye mahkemesince verilen hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 04.10.2017 tarihli, 2017/687 Esas ve 2017/2159 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanık hakkında hırsızlık suçu yönünden bölge adliye mahkemesince verilen hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde ise; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, "sanığın atılı işlediğinin sabit olmadığı, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığı, duruşmadan haberdar edilmeden yokluğunda karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada tayin edilen zorunlu müdafiinin görevinden istifa etmesi nedeniyle Baro tarafından sanığa atanan yeni müdafiiye duruşma gününü bildirir tebligat yapılmadan savunma alınıp hüküm kurulmak suretiyle CMK'nın 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/869, K. 2025/7083, T. 21.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-869-e-2025-7083-k-890957baf697