Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/9080 E. 2023/1814 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9080
- Karar No
- 2023/1814
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/482 E., 2016/378 K. SUÇLAR : Kasten yaralama, hırsızlık, tehdit HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanık hakkında kasten yaralama suçundan neticeten hükmolunan 1.500,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır. Sanık hakkında tehdit ve hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık hakkında hükmolunan cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanık Hakkında Tehdit Ve Hırsızlık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Sanık müdafiinin temyiz isteminin tehdit ve hırsızlık suçlarından beraat eden sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik olduğu, kendisini vekille temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu vekâlet ücretine hükmedilebilmesi için, sanığın üzerine atılı tüm suçlardan beraat etmesi gerektiği, ancak sanık hakkında kasten yaralama suçundan kesin nitelikli mahkûmiyet kararı verildiği, bu itibarla sanığın temyiz konusu suçlar yönünden vekâlet ücretine hak kazanamayacağı anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. II. KARAR A. Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle; sanık hakkında hükmolunan cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, REDDİNE, B. Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/482 Esas, 2016/378 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından sadece sanık lehine vekâlet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkin öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz itirazının reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.