Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/21060 E. 2024/20596 K.

Konu: Karşılıksız Yararlanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2021/21060
Karar No
2024/20596
Karar Tarihi
Konu
Karşılıksız Yararlanma

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2018/696 E., 2018/2454 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Mahkûmiyet kaldırılarak beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan vekilinin temyiz isteminin; işveren olan sanık ...'ın asıl borçlu olduğu, işçilerin fatura borçlusu olamayacağı bu nedenle sanığın fatura yükümlüsü olduğundan suçun onun tarafından işlendiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1) Sanık hakkında 29.05.2015 tarihinde sayaçtan geçirilmeden elektrik kullandığından bahisle kaçak elektrik tutanağı düzenlendiği, bahse konu tutanağa "... işveren, kira kontratı yapılmış, fakat elektrik abonelikleri işçi ... tarafından yaptırılmış, ... işi bırakıp tarafımıza aboneliğin kapatılması için bilgi vermiş ve sonrasında yapılan kontrolde kaçak kullanım tespit edilmiş" şeklinde not düşüldüğü, sanığın da aşamalarda suçlamayı kabul etmediği ve savunmalarında aboneliğin işçilerin üzerine olduğunu belirttiği ancak tutanakta ismi geçen ...'e ulaşılamaması ve faturaların kim tarafından ödendiği, kaçak kullanımın kimin tarafından yapıldığının açıklığa kavuşturulamaması karşısında ... hakkında suça konu tutanakla ilgili soruşturma veya kovuşturma yürütülüp yürütülmediği araştırılarak, mevcut ise dosyalar birleştirilerek, eğer yoksa bu hususta Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulup karşılıksız yararlanma suçundan birleştirme talepli dava açılması sağlanarak açılan dava birleştirilip yargılamaya devamla sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2) Sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin sabit olduğunun tespiti hâlinde ise 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK'nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi hâlinde bu bir dava şartı olduğundan TCK'nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanmış ise bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak, somut olayda da bu açıklamalar ışığında sanığa soruşturma aşamasında ödeme ihtarı yapılmamış olması karşısında belirtilen şekilde işlem yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nin 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/21060, K. 2024/20596, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2021-21060-e-2024-20596-k-eb0658133a6f