Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2010/28481 E. 2010/29033 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2010/28481
Karar No
2010/29033
Karar Tarihi

Elektrik enerjisi hakkında hırsızlık Suçundan sanık ...'nin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 492/2, 522/1, 523/1, 59/2. maddeleri gereğince 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 5 yıl denetim süresine tâbi tutulmasına dair (...) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/03/2010 tarihli ve 2005/1000 esas, 2010/216 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/04/2010 tarihli ve 2010/332 değişik ... sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 14/07/2010 gün ve 2010/8639/46725 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.08.2010 gün ve 2010/180466 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Dosya kapsamına göre, sanığın Genel Müdürlüğünü yaptığı ... Meyve Paketleme Tesisleri Ltd. Şti.'ne ait ...Beldesi ... yolunda bulunan işyerinde kaçak elektrik kullanıldığından bahisle mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, sanığın söz sonusu şirketin ortağı olmayıp, işletmeyi fiilen idare edenlerin şirket ortağı İbrahim Karaali ve işletme sorumlusu Necati Gezmen olduğu, Şirket ile müdahil idare arasında Şirketin borçlu olmadığının tespitine ilişkin yürütülen dava sonucunda verilen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09/03/2005 tarihli ve 2004/27 esas, 2005/93 sayılı, davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair kararın, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 02/12/2008 tarihli ve 2008/4595-11846 sayılı ilâm ile "....uyuşmazlığa konu dönemde enerji tüketiminde düşüş olması tek başına kaçak elektrik kullanıldığının kanıtı olamaz. Davacı belirtilen bu dönem itibarıyla tesisin faal olmadığı iddiasında bulunduğuna göre bu iddianın ilgili vergi dairesi, SSK kayıtları ve davacının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle incelenip değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulduğu" gerekçesiyle bozulduğu ve yargılamanın hâlen devam ettiği cihetle, bu davanın sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu mahkûmiyet kararı verildiği, Sanığın sabıka kaydına göre, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olduğu ve kaçak elektrik bedelinin icra takibini önlemek amacıyla ihtirazi kayıtla ödendiğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 231/a-c maddelerinde öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının gerçekleştiğinden bahsedilemeyeceği, Gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde İsabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1- Sanık hakkında ... 2.Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 23.03.2010 tarih 2005/1000, 2010/216 sayılı kararı ile elektrik hırsızlığı T.C. YARGITAY 2. Ceza Dairesi TÜRK MİLLETİ ADINA Y A R G I T A Y İ L A M I suçundan 5271 sayılı CMK.’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, sanık müdafiinin itirazı üzerine, ... 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nce, kararda gösterilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olan hükme yönelik itirazın reddine karar verilmiştir. 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 5.fıkrasında “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder” şeklindeki düzenleme nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, aynı maddenin 12.fıkrası uyarınca itiraza tabi bulunan bu karar yönünden, itiraz merciince ancak 5271 sayılı yasanın 231. maddesindeki koşulların bulunup bulunmadığına ilişkin sınırlı bir değerlendirme yapılabilecek, anılan maddenin 5. fıkrası uyarınca henüz varlık kazanmamış olan hükmün denetlenmesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün ve 2009/4-13 Esas, 2009/12 sayılı kararında da belirtildiği üzere, anılan yasanın 231 ve 271. maddelerindeki düzenlemelere aykırı olacaktır. Hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar ancak hükmün hukuken varlık kazanması halinde olağan ve olağanüstü yasa yolları denetimine konu olabilecektir. Açıklanmayan ve hukuken varlık kazanmamış bulunan hükmün içeriğine dahil bulunan hukuka aykırılıkların, itiraz yolu ile incelenmesi olanağı bulunmadığından, eksik kovuşturma ile hüküm kurulduğu gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği yönündeki kanun yararına bozma istemi yerinde görülmemekle, (...) 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 19.04.2010 gün, 2010/332 D.... sayılı kararına yönelik birinci kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 2- İkinci bozma istemine gelince; Sanığın adli sicil kaydında yer alan mahkumiyetinin, inceleme konusu suç tarihinden sonraya ait olması nedeniyle, sanığın suç tarihi itibariyle kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunduğundan sözedilemeyeceği gibi, dosya da mevcut 29.04.2005 tarihli banka dekontundan, katılan kurum zararının ödendiği anlaşılmakla, menfi tespit davasının ihtirazi kayıt olarak ileri sürülmesi, ödeme yapılmadığı anlamına gelmediğinden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının oluşmadığı ve bu nedenle itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği yönündeki kanun yararına bozma istemi de yerinde görülmemekle, (...) 2.Ağır Ceza Mahkemesinden verilip keşinleşen, 19.04.2010 gün ve 2010/332 D.... sayılı karara yönelik ikinci kanun yararına bozma isteminin de REDDİNE, 20.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2010/28481, K. 2010/29033, T. 20.10.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2010-28481-e-2010-29033-k-cef723f70e0b