Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2009/2753 E. 2010/4615 K. – Elektrik Hırsızlı
Konu: Elektrik Hırsızlığı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/2753
- Karar No
- 2010/4615
- Karar Tarihi
- Konu
- Elektrik Hırsızlığı
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Elektrik Hırsızlığı HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; I-1412 Sayılı CMUK’nun 310.maddesi gereğince Üst Cumhuriyet Savcısının yargı çevrelerindeki Ceza Mahkemesi kararlarına karşı 1 aylık süre içerisinde temyiz yoluna başvurabileceği nazara alınarak, yasal süresinden sonra Üst Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılan temyiz istemlerinin 1412 sayılı CMUK 317. maddesi gereğince REDDİNE; II-Sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK.’nun 231/6.maddesinin a bendinde yazılı “ kasıtlı bir suçtan mahkum olmama ” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Suçun niteliği gereği 5237 sayılı TCK.nun 143. maddesinin uygulanması olanağı bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde suçun gece vakti işlenmesi nedeniyle sanık hakkında hükmedilen cezada artırım yapılması, 2-Adli sicil kaydına göre ilamların kesinleşme tarihleri de dikkate alındığında daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmeyen ve yargılandığı elektrik hırsızlığı suçundan da kısa süreli hapis cezası ile cezalandırılan sanık hakkında 5237 sayılı TCK.’nun 51.maddesi uyarınca “ suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık” dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede oluşan kanaate göre hapis cezasının ertelenip ertelenmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken “yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık” durumu irdelenmeden “sanığın sabıkalı kişiliği ve suç işleme hususundaki eğilimi ” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeye dayanılarak ertelemeye yer olmadığına karar verilmesi, 3-5237 Sayılı TCK.’nun 58.maddesi ile uygulama yapılırken, tekerrüre esas alınan ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108/2.maddesinin uygulanmasına dayanak oluşturucak hükümlülüğün denetime olanak sağlayacak biçimde kararda gösterilmemesi, 4-5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi, 5-4667 sayılı Kanunun 77. maddesi ile değişik 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164/son maddesinin yanlış yorumlanması suretiyle, dilekçe yazım ücretinin katılan asil yerine vekili lehine hükmedilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 18.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.