Yargıtay · 19. Hukuk Dairesi

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2011/11042 E. 2011/14605 K. – Menfi Tespit

Konu: Menfi Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
19. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/11042
Karar No
2011/14605
Karar Tarihi
Konu
Menfi Tespit

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Tarih : 09.04.2010 No : 2009/75-2010/232

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin keşideci davalının ise hamili bulunduğu 14.650 TL tutarlı çeke dayalı olarak davalı yanca müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, müvekkilinin takip öncesinde ödemeleri olduğu halde, gözetilmediğini, takip sonrasında da müvekkilince icra dosyasına ödemeler yapıldığını ve böylece davalıya borcu kalmadığı halde icra dosyasında müvekkili aleyhine 9.809.28 TL borç çıkarıldığını belirterek müvekkilinin davalıya 9.809.28 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında ise sunduğu 23.03.2009 havale tarihli dilekçesiyle haciz baskısı sonucu 3.000 TL daha ödemede bulunulduğunu bildirerek bu tutarın istirdatını ve %40 oranındaki tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili, davacı ödemelerinin müvekkilince davacı aleyhine başlatılan farklı bir icra takibiyle ilgili olduğunu ve gözetildiğini bildirerek davanın reddini savunmuş, aksi kanaate varılması halinde ise davacı ödemelerinin dava dışı takip dosyasındaki alacağa karşılık takas edilmesini istemiştir. Davacı vekili, bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah dilekçesi sunarak menfi tespitin yanı sıra fazladan ödenen 3.692.99 TL.’nin istirdatını talep etmiştir. Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, davaya konu icra takip dosyasında davacının davalıya 9.809.28 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. HUMK 388, HMK 297 ve Anayasa’nın 141. maddesine göre mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunludur. Zira taraflar ancak gerekçe sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığını anlayabileceklerdir. Diğer taraftan, kararın gerekçe içermesi Yargıtay denetimi bakımından da önemlidir. Somut olayda tarafların iddia ve savunmalarının neler olduğu, üstün tutulan delillerin hangi nedenle talebi haklı kıldığı hususlarında yerel mahkemece bir değerlendirme yapılmadan hüküm kurulması HUMK 388., HMK 297 ve Anayasanın 141. maddesine aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma biçimine göre tarafların öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2011/11042, K. 2011/14605, T. 23.11.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-19-hukuk-dairesi-2011-11042-e-2011-14605-k-a27d7f91f6d3