Yargıtay · 19. Ceza Dairesi

Yargıtay 19. Ceza Dairesi 2019/16806 E. 2019/12840 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
19. Ceza Dairesi
Esas No
2019/16806
Karar No
2019/12840
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Sanıklar hakkında belirlenen temel cezada TCK'nin 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında; hükümden sonra 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanunun 3/18. maddesinde değişiklik yapıldığı gözetilerek, sanıkların kaçak olarak ülkeye sokulan suça konu eşyayı ticari maksatla bulundurmak eyleminden dolayı 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesindeki "Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün, tütün mamulleri, etil alkol metanol ve alkollü içkiler olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısından iki katına kadar arttırılır, ancak bu fıkranın uygulanması suretiyle verilecek ceza üç yıldan az olamaz." şeklindeki düzenlemeye göre 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/5-10. maddeleri ile 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanunun 3/18. maddelerinin ilgili tüm hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Kanunun belirlenmesi zorunluluğu, 2-Gümrük kaçakçılığı suçlarında korunan hukuki yarar; Devletin egemenlik hakkının bir kısmı olarak ortaya çıkan kendi milli sınırları dahilindeki her türlü eşya giriş ve çıkışını kontrol etme ve düzenleme yetkisidir. Anılan fiiller ile devletin söz edilen egemenlik hakkının ihlali ile birlikte devletin vergilendirme hakkı ve mali yararlarını da ihlal ettiği kuşkusuzdur. Verginin ise devletin kamu hizmetlerini finanse etmek için toplumu oluşturan kişilerden zorunlu olarak alınan ekonomik değerler olduğu nazara alındığında gümrük kaçakçılığı suçlarının vergi kaybına sebep olması sonucu , kamu hizmetlerinin finansmanında güçlükler doğuracağı muhakkaktır. Bu itibarla , gümrük kaçakçılığı suçlarının mağdurunun da devletin yürüttüğü kamu hizmetlerinden yararlanan bireylerden oluşan toplum olduğu cihetle; UYAP ortamında yapılan araştırmada, sanık ... hakkında; 01.08.2013 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine, Osmaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 2013/949 Esas ve 2014/729 Karar sayılı hükmün dairemizce incelenerek 16.10.2019 tarihinde bozulmasına karar verilmesi, Yine sanık ... hakkında 14.09.2013 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine, Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 12/05/2015 tarih ve 2013/1287 (E) 2015/402 (K) sayılı mahkumiyet hükmünün temyiz edilmeksizin 17.11.2015 tarihinde kesinleşmesi karşısında; Anılan dosyalar getirtilip incelenerek mümkün olanların birleştirilmesi, kesinleşmiş olanların ise suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp, hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek sureti ile sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nin 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu, 3-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, 4-Sigaraların gümrük kaçağı olduğuna ve KEMT varakasındaki değere ilişkin sanıkların itirazı bulunmadığı hâlde keşif yapılarak sebep olmadığı yargılama giderinin sanıklara yükletilmesi, 5-Ele geçen gümrük kaçağı eşyanın miktarı dikkate alındığında dava konusu eşyanın taşınması için araç kullanılmasının zorunlu olduğu ayrıca dava konusu eşya ve nakil vasıtasının değerleri dikkate alındığında nakil vasıtasının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı ve bu nedenle TCK’nin 54/3. maddesi uyarınca hakkaniyete de aykırı bir yanın bulunmadığı, nakil vasıtasının suçla ilgisiz 3. kişiye ait olduğunun ifade edildiği anlaşılmakla, aracın kayden maliki ...dinlenilip iyi niyetli olup olmadığı belirlendikten sonra nakil aracının müsaderesine ya da iadesine karar verilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 16/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/16806, K. 2019/12840, T. 16.10.2019, www.arakarar.com/karar/yargitay-19-ceza-dairesi-2019-16806-e-2019-12840-k-30dfe9494a09