Yargıtay · 18. Hukuk Dairesi
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2013/7121 E. 2013/8575 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 18. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/7121
- Karar No
- 2013/8575
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve irtifak hakkının idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm dahili davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I A-Dahili davalının temyizi yönünden: Mahkeme kararı dahili davalı vekiline 26.07.2012, davacının temyiz dilekçesi de 10.08.2012 günü tebliğ edilmiş, 29.08.2012 gününde temyiz edilmiştir. Bu durumda HMK nun 432. maddesi hükmünde öngörülen 15 günlük ve 433. maddesinde belirtilen katılma yoluyla temyizdeki 10 günlük temyiz süreleri geçmiş bulunduğundan 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas 1990/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca temyiz isteminin REDDİNE, B-Davacının temyizine gelince; Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporu hükme yeterli değildir. Şöyle ki; 1-Torbalı Belediye Başkanlığından dosya içerisine getirtilen 15.04.2013 günlü yazıda dava konusu taşınmazın 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planında tarımsal niteliği korunacak alanda kaldığı, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planlarının henüz yapılmadığı, altyapı hizmetlerinden yararlanmadığı bildirilmiştir. Bakanlar Kurulunun Yargıtay'ca kısmen benimsenen 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, imar planında yer almayan bir taşınmazın, arsa sayılabilmesi için belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (belediyece meskûn olduğu için veya meskûn hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vd.) yararlanan ve meskûn yerler arasında yer alması gerekir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; nazım ve uygulama imar planı içerisinde bulunmayan ve belediye hizmetlerinden yararlanmayan dava konusu taşınmazın arazi olarak değerlendirilmesi gerekirken mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek değerlendirme yapılıp buna göre bedel belirlenmiş olması, 2-Davalı ve dahili davalı aynı vekille temsil edildiğinden yargılama sonunda davalılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı ve dahili davalıya ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 20.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.