Yargıtay · 18. Hukuk Dairesi

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2013/16396 E. 2013/17427 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
18. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/16396
Karar No
2013/17427
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, dernek şube genel kurulunun olağanüstü toplantısına çağrılması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: 1-Davacı dava dilekçesinde, davalı ... Datça Şubesinin yönetim kurulu üyelerinin bir kısmının istifa etmesi nedeniyle yönetim boşluğu olduğunu ileri sürerek şube genel kurulunu olağanüstü toplantıya çağrı için üye görevlendirilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; Atatürkçü Düşünce Derneği Datça Şubesi genel kurulunun 29.04.2012 tarihinde yapıldığı, burada organların seçiminin de gerçekleştirildiği, davacı ...'nin de yönetim kuruluna seçildiği ancak 30.04.2012 tarihinde dernek şube yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği, dernek üyeliğinin ise devam ettiği, başka üye istifalarının da bulunduğu, davacının talebinin mahkemece dava tarihi itibariyle davacının dernek üyesi olmadığından olağanüstü toplantı isteyemeyeceğinden reddedildiği anlaşılmaktadır. Davada olağanüstü toplantı talep eden davacı ...'nin Atatürkçü Düşünce Derneği Datça Şubesine kayıtlı dernek üyesi olduğu, davacının 29.04.2012 tarihinde yapılan şube genel kurulunda yönetim kuruluna seçildiği ancak 30.04.2012 tarihinde dernek şube yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği, dernek üyeliğinden istifasının bulunmadığı ve dava tarihi itibariyle dernek üyesi olan davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu halde mahkemece hatalı değerlendirme sonucu yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi, 2-4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, davada taraf olma ehliyetini, medeni haklardan yararlanma ehliyetinin bir parçası saymış, 8, 28, 47 ve 48. maddeleriyle bu yönde hükümler getirerek medeni haklardan yararlanma ehliyeti bulunan her gerçek ve tüzel kişinin davada taraf olma ehliyetini taşıdığını belirtmiştir. Dava tarihinden önce ölen ve kişiliği son bulan bir kişinin veya tüzel kişilik kazanmamış bir topluluğun taraf ehliyetinin bulunmayacağı kuşkusuzdur. 5253 sayılı Dernekler Kanununun 2/h maddesi hükmünde de dernek şubeleri, dernek faaliyetlerinin yürütülebilmesi için bir derneğe bağlı olarak açılan, tüzel kişiliği olmayan ve bünyesinde organları bulunan alt birim olarak tanımlanmıştır. Bu olgu gözetildiğinde, kanun ile derneklere şube açma imkanının tanınması ve dernek şubelerinin organlarının bulunması, şubelerin tüzel kişiliği bulunduğu sonucunu doğurmamaktadır. Diğer taraftan davalı dernek tüzüğünün 1. maddesinde şubenin tüzel kişiliğinin bulunmadığı açıkça belirtilmiştir. Somut olaya gelince; davalı dernek şubesinin yönetiminde boşluk olduğu gerekçesiyle olağanüstü genel kurul toplantısının yapılması için üye görevlendirilmesi istemi ile açılan davada dava dilekçesinde davalı olarak dernek şubesi gösterilmiş ve dava dilekçesi davalı dernek şubesine tebliğ edilerek yargılama yapılmış ve hüküm verilmiştir. Az yukarıda açıklanan hukuksal olgular ve şubenin tüzel kişiliğinin ve dolayısıyla davada taraf ehliyetinin bulunmadığı gözetildiğinde davada taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapılıp hüküm verildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, dava dilekçesinde dernek şubesinin hasım gösterilmesinin temsilcide yanılma olduğu kabul edilerek, dava dilekçesi ve duruşma gününün tüzel kişiliği bulunan dernek adına ve genel merkez adresine tebliğe çıkarılması, dernek yetkilileri veya vekilleri duruşmaya geldikleri takdirde davaya karşı diyeceklerinin ve delillerinin ibraz etme olanağı tanındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla, yukarıda açıklanan nedenler göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde bulunmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Davacının temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüne, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen Geçici 3. maddesindeki atıf nedeniyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/16396, K. 2013/17427, T. 09.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-18-hukuk-dairesi-2013-16396-e-2013-17427-k-6c443b98f97e