Yargıtay · 18. Hukuk Dairesi
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2013/14003 E. 2013/13809 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 18. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/14003
- Karar No
- 2013/13809
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, .... olarak kayıtlı soyadının kızlık soyadı olan .... olarak düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ...'ın Erzincan .... Köyü nüfusunda kayıtlı ..... ile evli iken 1997 yılı sonunda vatandaşlıktan çıktığını ve nüfus kaydının kapatıldığını, 02.03.1998 tarihinde pembe kart verildiğini, verilen bu kartın ancak kimlikle birlikte kullanılabildiğini, soyadı kütükte Fırat olmasına rağmen pembe kartta ... olarak yer aldığını, davacının .....'dan boşanarak 04.05.2002 tarihinde Türk vatandaşı ... ile evlendiğini, Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 53/1. maddesinde doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni ile Türk vatandaşlığını kaybeden kişilere talepleri halinde 52. maddede sayılan haklardan yararlanabileceklerini gösteren mavi kart düzenlenerek verileceği, 54/1. maddesinde ise mavi kart düzenlemesinde kapalı nüfus kayıtlarının esas alınacağı hükümlerinin yer aldığını, yönetmelik gereği daha önce pembe kart olarak adlandırılan belgenin mavi kart olarak değiştirildiğini ve pembe kartın hükümsüz kaldığını, nüfus müdürlüğüne başvurduğunda mavi kartın .... soyadı ile verileceğinin söylendiğini, Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 52/4. maddesine göre mavi kartın ancak yabancı kimlik belgesi ile kullanılması halinde geçerli olabileceğini, davacının kimlik belgesinde soyadı .... olduğundan verilecek mavi kartın kullanılmasının mümkün olmadığını, pembe kartta soyadının boşandığı eski eşinin soyadı olan .... olduğunu, mavi kart müracaatında da kendisine ... soyadı ile mavi kart verilebileceğinin söylendiğini, davacının doğumla Türk vatandaşı olmasına rağmen kendi isteği ile vatandaşlıktan çıktığından kapalı kayıttaki soyadının düzeltilmesinde hukuki yararı bulunduğunu ileri sürerek, .... olarak geçen soyadının kızlık soyadı olan Güldamlası olarak düzeltilmesini talep etmiş ise de, daha sonra sunduğu ıslah dilekçesi ile davacının soyadının “....” olarak düzeltilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, soyadının değiştirilmesi istenen davacının 10.11.1997 tarihinde kendi isteği ve İçişleri Bakanlığı'nın izni ile Türk vatandaşlığından çıktığı ve nüfus kaydının kapatıldığı anlaşılmaktadır. Ancak davacı daha sonra 04.05.2002 tarihinde Türk vatandaşı olan ... ile evlenmiştir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 25. maddesi “Evlenmekle Türk Vatandaşlığını kazanan kadın, kocasının hanesine tescil edilir. Bu şekilde aile kütüklerine tescil edilen kadının ölüm dışında evliliğinin sona ermesi halinde kaydı, kayıtlı bulunduğu kütüğün sonuna taşınır.“ hükmünü taşımaktadır. Bu durumda Türk vatandaşı ile evlenmekle davacının nüfus kaydının yeniden açıldığını kabul etmek gerekmektedir. Evlenme olaylarının nüfus kütüğüne işlenmesi, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 22. ve devamı maddelerine göre nüfus idaresine verilmiş idari bir görev olup, bu durum 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 187.maddesinde yer alan “Kadın, evlenmekle kocasının soyadını alır; ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilir. Daha önce iki soyadı kullanan kadın, bu haktan sadece bir soyadı için yararlanabilir.” düzenlemesi ile birlikte değerlendirildiğinde davacının talebinin nüfus idaresine verilmiş idari görev kapsamında olduğu gözetilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, davalı idarenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.