Yargıtay · 18. Hukuk Dairesi
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2008/13497 E. 2009/1303 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 18. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2008/13497
- Karar No
- 2009/1303
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; 1-Kamulaştırma Yasasının 10 uncu maddesi hükmü uyarınca kamulaştırma bedelinin tespiti istemiyle açılan davalarda tarafların bedelde anlaşamamaları halinde hakimin, 15 inci maddede sayılan bilirkişiler marifetiyle tüm ilgililerin huzurunda taşınmazın değerinin tespiti için mahallinde keşif yapması, bilirkişi kurulunun 11 inci maddedeki esaslar doğrultusunda taşınmazın değerini belirleyen raporunu -tarafların itirazlarını da dikkate alarak gerektiğinde yeniden oluşturacağı bilirkişi kurulundan da rapor- aldıktan sonra tarafların ve bilirkişilerin rapor veya raporlarındaki beyanlarından yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit etmesi gerekir. Bilirkişi raporunun hükme dayanak alınabilmesi de –Kamulaştırma Yasasının 15 inci maddesinin onuncu fıkrasında öngörüldüğü üzere- taşınmaz malın değerinin 11 madde hükümlerine göre tayin ve takdir edilmiş olmasına bağlıdır. Kamulaştırılan taşınmazın bu yöntemle değerinin tespiti sırasında belirlenecek emsal taşınmazın mutlaka satış işlemi görmesi gerekir. Geri çevirme kararı üzerine dosya içersine getirtilen tapu kaydına göre, emsal taşınmazın bilirkişi kurulunca somut emsal olarak alınan 13.8.2004 tarihinde satış işlemi görmediği anlaşılmıştır. Bundan ayrı olarak, somut emsal olarak incelenen İzzetiye Mahallesi 126 Ada 380 Parsel sayılı taşınmazda 18.3.2003 tarihinde kat irtifakı kurulmuş olup, emsal olarak alınan 13.8.2004 tarihinden sonra yapılan satışlarda, üzerinde kat irtifakı kurulu bulunan meskenlere ilişkindir. Hükme esas alınan raporda zemin değeri belirlenirken her ne kadar üzerindeki yapının değeri satış bedelinden indirilmiş ise de kat irtifakı ya da kat mülkiyeti kurulu yapılarda bağımsız bölümün değerine, merdiven, asansör, sığınak, kapıcı dairesi, ortak depo, garaj, çatı, merdiven boşlukları gibi ortak yerlerin değerleri de dahil olduğu cihetle sadece bağımsız bölümün yüzölçümüne göre yapı birim fiyatı hesaplanıp düşülmesi yanıltıcı sonuçlara götüreceğinden bu emsalin daha sonraki satışlarının da emsal olarak alınması mümkün değildir. Malatya gibi gayrimenkul alım ve satımının yaygın olduğu bilinen bir ilde 4650 Sayılı Yasa ile değişik 2942 Sayılı Yasanın 11. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine uygun emsal bulunabileceği dikkate alınarak bu konuda gerekli araştırma yapılmak, uygun olanların tapu kayıtları getirilmek ve ondan sonra bilirkişi kurulundan seçilecek emsal (emsal olarak incelenen taşınmaz binalı ise satış bedelinden satış tarihindeki bina değeri düşülerek bulunacak değer) ile dava konusu taşınmazın karşılaştırmasının yasa hükümlerine uygun olarak yapıldığı ek raporlar alınmak suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, Kabule göre de; 2- Dava konusu taşınmazın üzerinde ...Zevcesi Firdevs lehine olan ipoteğin tespit edilen kamulaştırma bedeline yansıtılmamış olması, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davacı tarafa iadesine, 17.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.