Yargıtay · 17. Hukuk Dairesi

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2012/9470 E. 2012/11514 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/9470
Karar No
2012/11514
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi TALEP EDEN : ... Davacı avukata ait defterin zayi olduğuna dair belge istemine ilişkin talep hakkında İstanbul 18. Asliye Hukuk ve İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R – Talep, davacı avukata ait serbest meslek makbuzu defterinin kayıp olması nedeni ile zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi, açılan davanın 6100 sayılı HMK’na göre çekişmesiz yargıya ilişkin olduğu ve aynı kanunun 383’üncü maddesine göre görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı vermiştir. İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesi ise , dava konusu serbest meslek makbuzu defterine zayi belgesi verilmesi hususunun Türk Ticaret Kanununda düzenlendiğini ve Türk Ticaret Kanunu’nun 5.maddesinde de ticari davalara ticaret mahkemelerinde bakılacağının hükme bağlandığını belirterek görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.nun 382.nci maddesinde, "çekişmesiz yargı işleri" düzenlenmiş, aynı maddenin 2.fıkrasının (e) bendinde, "Ticaret hukukundaki çekişmesiz yargı işleri" başlığı altında 6. madde olarak "kıymetli evrakın iptali"ne ilişkin taleplerin "çekişmesiz yargı işi" olduğu belirtilmiş, aynı yasanın 383.maddesinde de, çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesi olacağı hükmüne yer verilmiştir. ../... -2- 2012/9470 2012/11514 Yukarıda açıklanan yasa hükümlerine göre, çekişmesiz yargıda "dava" deyiminin yeri olmayıp "iş" deyimi vardır. Dava, iki taraf sistemine göre kurulmuş ise de çekişmesiz yargıda birbiriyle çekişme halinde olan iki taraf olmadığından çekişmesiz yargı işleri için "dava" teriminin kullanılması doğru değildir. Yine çekişmesiz yargıda "taraf" değil, "ilgililer" kavramı vardır. Çekişmesiz yargıda dava söz konusu olmadığı için davacı ve davalı terimlerinin de yeri yoktur. HMK.nun 383.maddesine göre çekişmesiz yargıda sulh hukuk mahkemesinin görevi asıl olup asliye hukuk mahkemesinin görevi istisna olduğundan yalnız "mahkeme" veya "hakim" terimlerinin kullanıldığı bütün çekişmesiz yargı işleri için sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılmaktadır. (Prof Dr. B.Kuru/Prof Dr. A.C.Budak İstanbul Barosu Dergisi, Cilt:85, Sayı:5, Yıl: 2011,sh:33-36) Somut olayda, 02.11.2011 tarihinde yani 6100 sayılı HMK.nun yürürlüğe girmesinden sonra dava açılmıştır. 6100 sayılı HMK.nın geçici 1.maddesinin 1. bendine göre bu kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalara uygulanmaz. Bu durumda, davacıya ait defterin zayi halinde belge verilmesine ilişkin uyuşmazlık 6100 sayılı HMK.nın 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra açılan çekişmesiz yargı işi niteliğinde olup Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.'nun 21. ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 30.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/9470, K. 2012/11514, T. 30.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-17-hukuk-dairesi-2012-9470-e-2012-11514-k-5daab802dc9f