Yargıtay · 17. Hukuk Dairesi

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2012/5131 E. 2012/6235 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/5131
Karar No
2012/6235
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ : ... Asliye 2. Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı borçlu ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek davalı borçlu ...'ün üzerine kayıtlı taşınmazlarını mal kaçırma amaçlı davalı şirkete sattığını belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... davanın reddini savunmuştur. Davalı ... ve ...'a usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir. Mahkemece borçlu ile davalı ... arasındaki satışın gerçek değerinin çok altında bir fiyatla satılmış olması nedeni ile, davalı ...'in davalı ...'a dava dilekçesini tebliğ almasından hemen sonraki bir tarihte yapılmış olması ve taşınmazın gerçek değerinin çok altında bir bedelle satılmış olması nedeni ile muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davalı ...'in davalı ...'a dava dilekçesini tebliğ almasından hemen sonraki bir tarihte yapılmış olması ve taşınmazın gerçek değerinin çok altında bir bedelle satılmış olması nedeni ile muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, toplanan delillere göre varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Öncelikle İİK'nın 278/II. maddesi uyarınca yapılan tasarruf işleminde bedel farkı bulunduğundan bahisle iptalinin sözkonusu olabilmesi, İİK'nın 278/II ve 280/I. madde hükmünün değerlendirilmesinden de anlaşılacağı üzere borçlu ile 3. kişi arasında yapılan bir tasarruf işleminin bulunmasına bağlıdır. Bu anlamda dördüncü kişi ve diğer kişiler yönünden bedel farkı başka delillerle desteklenmediği takdirde tek başına iptal nedeni sayılamaz. Dördüncü ve diğer kişiler yönünden tasarrufun iptali İİK'nın 280/I. maddesi uyarınca borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının bu kişilerce bilindiği veya bilinmesini gerektirir açık emarelerin bulunduğu hallerde sözkonusu olabilecektir. Bunun yanında İİK'nın 283/2 maddesi uyarınca borçludan malı satın alan kişinin satın aldığı malı elinden çıkarması ve satın alan kişi hakkında dava açılmaması veya kötü niyeli olduğunun kanıtlanmaması halinde üçüncü kişi tasarrufa konu malın elden çıkarıldığı tarihteki gerçek değeri üzerinden davacının alacak ve ferileri ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmesi gerekir. Somut olayda borçlu ile 4. kişi ... arasındaki bağı ortaya koyar, borçlunun durumunu ve zarar verme kastının bu kişi tarafından bilinebileceği yönündeki emareler ispat edilmiş değildir. Bu durumda Dairemizin yerleşmiş içtihatları gözönüne alınarak davalı ... yönünden davanın reddi ile davalı ...'in taşınmazı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri üzerinden alacak ve ferileri ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'e geri verilmesine 16.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2012/5131, K. 2012/6235, T. 16.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-17-hukuk-dairesi-2012-5131-e-2012-6235-k-4474f4a6e277